• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ömer Elçi  -  Elçiye Zeval Olmaz
Dostluk ipleri
        
        Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış.

Çok soğuk bir kış gecesi dükkânı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş.  Artık ne bir işi varmış ne de parası.

Günler boyu iş aramış ama bulamamış. Yük taşımış Bulaşıkçılık yapmış , yine de evinin kirasını ödeyecek kadar kazanamamış.

Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini.

Mevsim kış, hava ayaz olsa da adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş.

Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma.

Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam; "yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu belli olan ihtiyar bir kaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş.

Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçen ihtiyar; ''Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, Ona nasıl yardım etsem acaba?'' diye düşünmeye başlamış.

Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş.

Yaşlı işadamı terzinin yanına yaklaşıp, ''Ne o evlat,bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim'' deyince ''Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş'' diye  yanıt vermiş terzi.

Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş.

''Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?'' diye soran yaşlı adam, ''Ben terziyim'' yanıtını alınca ''Benimle gel, hayat hikâyeni yolda anlatırsın'' diyerek arabaya bindirmiş.

Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş.

Böyle yetenekli bir insanın işsiz evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkân açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş.

Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı iş adamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş.

Küçük dükkân önce kocaman bir moda evine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık ''ünlü işadamı'' diye anılır olmuş. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış.

Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş.

Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış,bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Farklı terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye  başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde yine küçücük bir dükkân kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın  olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş.  

Ve başlamış anlatmaya;

Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve hayatını odun keserek kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince çıkınını alan oduncu eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş.

Bülbül ona " Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak sende onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış.

Oduncu o şehir senin bu kasaba benim deyip dolaşıyor, eşeğine şarkı söyletiyor ve her kes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler .Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş.

Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi; onca parayı kaçırmamayı gözü yememiş; arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden zor kurtarmış…

İşte o zaman  bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış..

Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle…

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
10.05.2018
17.03.2016
06.01.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
18.09.2019 06:49
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum