• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ömer Elçi  -  Elçiye Zeval Olmaz
Ağaçlandırma ve geleceğimiz
        

Doğa ve  ağaçlandırma  delisiyim sözü abes; abartı olsa da  yaşamımın temeli…

Ağaçlandırma mevsiminin başlamasıyla ağaç dikimi ve doğayı koruma içerikli yazma alışkanlığımdan bir  türlü vazgeçemedim. Mini öykülerimle,bir hafta sonu gezisi  anımla veya bizzat yapılan bir çalışmayı paylaşarak; ağaçlandırmanın günümüz  geleceğimiz açısından önemini paylaşmaya çalıştım.

Köşe yazıları yazan saygıdeğer insanlarda zaman dilimlerinde “yeşil Urfa” için  yapılması gerekenleri dile getirdilerse de; yeşillendirmenin meşalesini yakamadık…

Dünya genelinde fosil yakıtlar nedeniyle atmosferdeki ısınma yükseliyor. Bu yükselme sonucunda da aşırı yağışlar,sıcaklıklar ve soğuklar dünyamızın kaçınılmazı.

ABD ve AB ülkeleri  bu oluşumda baş rolü oynuyor.

Gerekli önlemler alınmazsa dünya buzul çağına ilerliyor…

Buzul çağı ki aşırı yağış(sel,kar,don), aşırı sıcaklar(göllerin, akarsuların kuruması)…

Bilim adamları ve çevreciler umutsuzluğa kapılmayıp, var olan ormanları; ağaç topluluklarını, doğal bitki örtüsünü korumamız gerektiğini sıklıkla vurguluyorlar.  Urfa’da bundan sonraki zaman diliminde belki de çok daha etkin, vahim seller olabilecektir...

Çözümlerden bir tanesi de ağaçlandırma ve doğal bitki örtüsünün korunması…

 Dr Adnan Elçi ile birlikte  amatörce 2000 yılından beri kırsalda  10 binlerce çam fidanı dikim işi gerçekleştirdik.

Kimi fidanlar susuzluktan, kimi hayvanlardan, kimi çocukların filizlerini koparmasından dolayı kurudu ise de binlerce fidan doğayla bütünleşti.2005 yılında  “Urfa Yeşillendirme ve Doğal  Yaşamı Koruma Derneği’’ni kurduk

Yaptıklarımızı yeterli mi? 

Olumsuzluklardan etkilenip ağaçlandırma çalışmalarında yılgınlık mı gösterdik ?

Yaptıklarımızdan övgü  veya her hangi bir beklentimiz mi oldu?

Tek kelime “hayır”…

Gerçeklerimizi ve sevdamızı biliyoruz…

Gerçeklerimizi bilen, görmek isteyen ve bu yönde özverili çalışmalarda bulunmak isteyen insanların yaşamın devamlılığı; ilimizin, Türkiye’nin geleceği için beklentisiz çalışması gerek.   Çoğalmak zorundayız.

Olası afetlerin en aza indirgenmesi,doğal bitki örtüsünün korunması  yönünde çabalar ağaçlandırmaya katılımınız ve desteği ile başarıya ulaşabilecektir.

Urfalıların çoğunun kırsalla bağlantısı vardır.

Köylerdeki ortak alanları ağaçlandırın. Okul, sağlık ocağı, cami bahçelerinden, mezarlıklardan başlayın. Sonrasında yol kenarlarına,dere kıyılarına, tarla kenarlarına ortak alanlara, meralara ağaçlar dikin, diktirtin...

Çam,dut,zeytin, badem, incir, akasya, kavak, çınar,iğde,alıç,meşe vb Urfa iklimine dayanıklı her tür fidanı toprak anayla gülümsetin…

Gülümsetin ki zaman diliminde kırsaldaki yeşil adacıklar tüm Urfa’yı yeşile çevirsin…

Geç kaldık, ama şimdiden sonra geç kalmamalıyız…

Yeter ki isteyelim….

“Bir fidanla, birkaç fidanla olmaz” düşünce yanlışlığında ısrar etmeyelim.

“Ben yaptım, yapıyorum fakat çevrem duyarsız” yılgınlığına da kapılmayalım. Zifiri karanlığa yakılan bir kibrit cılızdır. Ancak kibritler çoğaldıkça karanlık aydınlığa mahkumlaşır…

Bir yanda araçlarımızdan, kalorifer yakıtlarından, fabrikalarımızdan  vb oluşturduğumuz fosil yakıtların dünya iklimini bozması; diğer yandaysa bireysel veya grupsal ağaçlandırma çabaları. Günümüz ve geleceğimiz bizlere bağlı….      

Urfa’nın çıplak dağları, ovaları, köyleri  eğitimsizliğimizin, doğayı boş vermişliğimizin,    ağaca sevgisizliğimizin;  geleceğe  karşı sorumsuzluğumuzun en bariz göstergesi değil mi ?

Doğa, doğal yaşam bizlerin sevgisizliğine, saygısızlığına  bizler kadar sessiz  kalmaz…

Doğanın intikam  kahkahası insanoğlunun yaşam çığlığını bastırdığında, göz yaşı ve dövünmeler boşunadır..

Doğal yaşamı koruyup, fidanları toprak anayla gülümsetelim ki; gelecekte bizlere  gülümsesin..

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
Ömer
07.01.2016 11:25:38
Gerçek Rumuzuyla Görüş Belirten Saygıdeğer Okuyucuya;Araştırmadan Yorum Yapmak Ne Oranda Doğrudur?Tülmen'e Gidip Araştırınca Ve Kendi Gözlerinizle Görünce İnanıyorum Ki Çok Ama Çok Özür Dileyeceksiniz:)))Not:Yorumunuza Geç De Olsa Yanıt Verdim Özür Dileyerek...
GERÇEK
19.11.2015 16:24:35
Ben Sayın Yazara Şu Öneride Bulunmak İstiyorum.Onun Bunun Tarlasının Kenarını Ağaçlandıracağına Önce Kendi Tarlasından Başlasın.Çok Samimiyse Bir Dönümünü Ağaçlandırmak İçin Bağışlasın Ancak O Şekilde Samimiyetine İnanırım.Gerisi Laf Kalabalığı.
exlibris
18.11.2015 22:01:52
Yüreğine Sağlık Hocam. Son Fidan Kuruduğunda İnsanoğlu Yarattığı Cehennemin Korkunç Yüzüyle Başbaşa Kalacaktir. Yeşili Koruyalım.
  Yazarın Önceki Yazıları
10.05.2018
17.03.2016
06.01.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
18.09.2019 06:48
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum