• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
EKMEK
        

 

                                                                                                           

Sabahın ilk öğününü onunla açarız. Dünyada hemen herkes ekmeği sever. Hele de sıcakken lezzetine doyum olmaz yanına katık aranmaz.                                                                                                             

 

 Fırının önünden geçerken karnımız tok bile olsa kokusu burnumuza gelirse ayaklarımız bizi o yöne doğru götürür ve bir de bakarız ki elimizde bir ekmek ufak ufak ağzımıza götürüyoruz.                                                  

 

Ekmeğin sofraya gelebilmesi için uzun bir yolculuğu vardır. Önce tohum toprağa atılır, buğday olur, buğday un olur, su ve maya ile karıştırılıp değişik fırınlarda ekmek olup ağızlara layık bir lezzete ulaşıyor.                 

                                                                                                                                   Tadına doyum olmayan bu besin insana en ucuz yollu enerji ve doyurur.

                                                                       

 

Ülkemizde her gün 120 milyon ekmek üretiliyormuş ve üretilen ekmeğin 12 milyonu israf edilmekteymiş. Yani açıklaması her on ekmekten biri çöpte veya evlerde bayatlamaya terk edilmekte. Bu kaybın ekonomimize etkisi 2,6 milyonmuş. Bunlar çok büyük rakamlar. Çöpe attığımız her ekmeğe ihtiyacı olan birçok insan var. Bizim attığımız ekmekleri çöplerden toplayan birçok kişi var ve topladıkları ekmeklerle karınlarını

doyurmaktalar.       

                       

                                          

Bunlar gerçek dışı gibi görünüyor fakat gerçeğin ta kendisi. Yakinen tanıma fırsatı yakaladığım bir aile sekiz dokuz yıl önce, hava karardıktan sonra çöplerden ekmek toplayarak karınlarını doyuruyorlarmış. Şimdi kız simit gördüğünde kötü olmakta ve tazesi bile olsa yemek istememekte.        

      

                                                                                                                                         

 Herkes muhtaç insanlara yardım etmek zorunda. Kimin kime ne zaman ihtiyaç duyacağı belli olmaz. Yaşamımızda bugün olduğumuz yerde yarın olabileceğimizin garantisi yok.     

                                                        

Sular yükselince balıklar karıncaları yer                                            

                                                                                  

Sular çekilince karıncalar balıkları yer.            

                                                                                                                              

Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir.            

                                                                                  

Çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.                                                       

                                                                    

Bu sözler gerçekten hayatın ta kendisi.        

                                                                                                               

Ekmeğimizi çöpe atarak insanların sokaklardan toplamasına fırsat vermemeliyiz. Kendi elimizle taze iken ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalıyız.

       

      

Ne ekmek nede başka herhangi bir besin israf edilmemeli. Ama ekmeği çöplerde görmek ve o şekilde toplanmalarına şahit olmak içimi daha çok acıtıyor. Ekmek insanı doyurur ve enerji verir. Ekmek ve su bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için yeterlidir.                     

                                                     

Paylaşmanın asaletini, bencilliğin çirkinliğine değiştirmemek dileğiyle.                 

                                                       

HAFTANIN SÖZÜ : Bir fark yaratmak için çok küçük olduğunu düşünüyorsanız, bir sivrisinekle yatağa hiç girmemiş demeksiniz.   A.RODDOİCK

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
20.10.2020 20:30
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum