• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI
        

                                                                                                                                       Kuranı Kerimde bir ayet vardır e ister Müslüman olsun ister diğer inançlara sahip olsun tüm insanlar için bir rehber niteliğindedir.      

                                                                                                                                          Necm suresinin 39. ayetidir ki ,ayetin meal tefsirini yapan müfessirlerin hepsi hemen hemen aynı görüştedir ve şöyle açıklamaktadırlar :insan ,ancak çalıştığına erişir;insan için yalnızca çalıştığının karşılığı vardır.                         

                                                                                                                   

Çalışmak insanoğlu için kaçınılmaz bir fiildir. Toplulukları da oluşturan insan olduğuna göre toplum içinde çalışmak büyük ve yadsınamaz bir gerçektir. Kişisel veya toplum olarak bir yerlere ulaşmak ve başarılı olmak için çalışmak  çalışmak ve çalışmak zorundayız.                                                    

 İnsanoğlunun dünyada ilk yaşam anlarından itibaren çalışma da başlamıştır. Çünkü düşünen ve düşündüklerini fiiliyata dökebilen tek canlı varlık insandır.Diğer canlı gruplarını oluşturan bitki ve hayvanlar görevlerini yapmak için değil öyle yaratıldıklarından dolayı davranmaktadır.Hiçbir şeftali ağacı bu sene ben vişne vermek istiyorum demez diyemez her yıl ta kuruyana kadar hep şeftali verir.                            

                                                                                                

Ama insan çalışmalarını, nasıl çalışacağını hep kendisi belirler. Belki günümüz şartlarından dolayı nerede çalışacağına karar verememekte ama nasıl davranacağına tamamen kendi insiyatifindedir.                     

                                                                                                                                         Belediyenin Park ve bahçeler bölümünde çalışan bir insan düşünün. İstemese bile ancak orada bir iş bulmuş ve açıkta kalmamak için kabul etmiştir. Bu insanın görevi çevreyle ilgilidir. Şehre  güzellik katan parklardan sorumludur.Ağaç ekmek ,onların bakımını yapmak kendi sorumluluğundadır.Yol kenarına çam ağacı ekerken aralıklarını iyi hesap etmez aynı aralıklarla ekmezse ,ağaçlar büyüdüğünde ya iç içe  veya her biri bir yerdeymiş gibi bir görüntü oluşturur.Büyümeye başladığında eğilebilmelerine karşı önlem alınmazsa her bir ağaç bir yöne doğru  eğik olur.Siz bu dünyadan göç edip gitseniz bile diktiğiniz ağaçlar var olacaktır.Eğri ve düzensiz iseler halk tarafından hep dile getirilecektir.                               

                                    

Yaptığımız ve yapacağımız bütün çalışmalarda ne yönlü çalışıyorsa karşılığını da o yönde alacağımızı unutmamalıyız. İyiyi ve kötüyü ayırt etme özelliği akli dengesi yerinde olmayan insanlar hariç herkeste mevcuttur. Ne yapayım şartlar bunu gerektiriyor diye bir açıklama asla kabul edilemez. Gümrükte çalışan insanların hepsi rüşvet alsa bile kendini bilen bir kişi o göreve geldiğinde almayabilir. Çünkü herkes önce kendinden sorumludur.                  

                                        

Toplulukların en büyük sorunlarından biri önce kendi  kusurlarını görüp düzeltmeye çalışmadan karşısında kini görüp eleştirmektir.Fertler kendilerini düzeltse toplum kendiliğinden üst seviyelere erişir zaten.                         

                                                                                            

Her birimiz yaşadığımız en küçüğünden en büyüğüne kadar toplulukların içinde bir göreve sahibiz ve onu layıkıyla yapmak zorundayız.                        

                                                                                      

Bu yıl ülkemizde kitap okumayı özendirmek ve başlatmak için birçok çalışmalar yapılmakta. Sadece öğrencileri değil tüm aileyi okumaya yönelik çalışmalar yapılmakta. Okumak öğrenmektir,merak duygusunu harekete geçirir ve başka haytalar hakkında bilgi sahibi yapar.Okuduğumuz kitapta bilmediğimiz bir kelimeyle karşılaştığımızda öğrenmek için sözlüğe bakar anlamını öğreniriz.Gitmeden ,görmeden iyi anlatılmışsa tasvir edilen yöreleri görmüş gibi oluruz hiç olmasa en azından hakkında bilgi sahibi oluruz.                             

                                    

Bir ülkeyi oluşturan nüfus bütün halkı içine alır. Sadece halkın bir kısmını eğitip ,okumaya teşvik etmekle belli bir refah düzeyine erişilemeyeceğinin farkına vardığımızdan dolayı devlet hepimizi okumaya yönlendiren çalışmalar yapmakta. O yüzden büyükler için okuma yazma ,meslek edindirme ve eğitim kursları açmakta ve maddi karşılıksız   hizmet vermektedir.              

                                   

 Türkiyenin refah seviyesinin yükselmesi için her vatandaşının eğitilip, geliştirilmesi lazımdır.Miskin ve cahil insanlardan oluşan bir toplumun yükselebilmesi zor hatta imkansız gibidir.Öyle olsaydı Türkiyenin belli bir kısım vatandaşları zaten kitap okumakta ve bu yeterli gelirdi ve vatandaşlar okumaya teşvik edilmezdi.Bir toplumu bir kısım insanlar ayakta tutamaz ,toplum ancak bütün fertleriyle ayakta kalabilir.                               

                                                                 

 Bunu şöyle düşünebiliriz;bazı geçit törenlerinde çok büyük ebatlardaki bayrağımız yatay olarak  ve bir çok insan tarafından  taşınmaktadır.Kişilerden birkaçı bayrağı bıraksa düzgün ve istenilen görüntü oluşmaz.Bundan dolayıdır ki hepimiz önce kendimizi düzeltmeli sonra çevremize bakmalıyız  Sevgi sağlık ve hakkıyla çalışma üzerinde kalın.     

 

HAFTANIN KİTABI: ÇOCUKLUĞUM, GORKİ                    

                                                                                 

HAFTANIN SÖZÜ:Şansızlığa katlanabiliriz ,çünkü dışarıdan gelir tümüyle rastlantısaldır.Oysa yaşamda bizi asıl yaralayan ,yaptığımız hatalara hayıflanmaktır. O. WİLDE              

                           

            

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
02.10.2020 00:24
Cuma
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum