• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
SESİZ DİRENİŞCİLER
        
Allahu  Tteala insanları kadın ve erkek olmak üzere yaratmıştır. ıki farklı cins olan kadın ve erkeğe hem ortak hem de kendilerine has özellikler vermiştir. yaradılıştan dolayı kadınlar fiziksel  olarak daha naiftirler. Bu naiflik onların zarafetinden ileri gelmektedir. Fiziksel kuvvet olarak tabir güç kadınlarda yoktur ama çok güçlüdürler.
Kadının fiziksel gücünün azlığından dolayı onlardaki direnme gücünü küçümsememek lazımdır. Çünkü kadın anne, olmaktadır. Annelik, doğal bakımdan iç güdüsel olarak toplumsal açıdan bilinç olarak bazı yönlerden dolayı kadını erkeklerden daha güçlü kılmaktadır.
Yaratılış bakımından güçsüz olmalarından dolayı kendilerini korumak adına sorunlar karşısında çare üretmek, zor anlarda çözüm bulmak üzerine kendilerini çok geliştirmişlerdir.
Savaş ve barış ortamında fiziksel ve duygusal açıdan en çok hırpalanan ve hırpalanabilecek kadınlardır.
Kadını her durumda ve her yönden taciz eden onu zorda bırakan erkekler , onlar hakkında hüküm veren ve uygulayan da yine erkeklerdir. Kendi  yaptıklarından dolayı bir çok kadınımız töre cinayeti adı altında öldürülmekte veya kendini öldürmeye mecbur edilmektedir.
Zülfü Livaneli'nin “Mutluluk” filmini izleme fırsatını bulduysanız eğer yukarıda yazılan aynen anlaşılmıştır.
Kadınlar, gazetelere, televizyonlara, dünyanın güzellik bakımından en seçkinleri bulunarak gösterilmektedir. Bundan  dolayı bunalıma doğru itilmekte. Herkese aynı şeyleri empoze ederek, kişinin kendine has özellikleri ve güzellikleri yok edilmeye çalışılmıştır.
Kadını daha güzel olmaya doğru iterek, düşünmelerine bir şeyler yapmalarına gizli bir set çekilmekte okuyup meslek sahibini olmalarına hayatta daha geniş açıdan bakmalarına engel olunmakta.
Bu olaya toplumun her kesiminde rastlanmaktadır. Köylerde kırsal kesimlerde kız çocukları okula gönderilmemekte belli bir yaştan sonra evde oturmaya mahkum edilmektedir.
Dini inanışları sebebiyle başını örtmekte olanlar üniversiteye alınmamakta evde oturtulup cahil bırakılmaktadır. Çözüm olarak öne sürülen başını açıp okumak söylenişte kolaydır.
Ama Allah'a inancı yüzünden bu görevi yerine getirenler için zordur. Açıp okuluna devam etse bile huzurlu değildir.  Çünkü insanın doğuştan var olan iman özelliğinde tercih yapmak zorunda kalmıştır. Oysa ki toplumun şekillenmesinde ki en büyük etmenlerden biri kadındır. ılerde toplumun yetişkin bireylerini oluşturacak kız ve erkek çocuklarını yetiştiren kadın yani annedir.
Eğitimin ilk başladığı kurum ailedir. Ailede çocukların, yetişmesini, öğrenmesini büyük çoğunlukla sağlayan annelerdir. Onlara ilk şekli ve bilgileri veren hep kadınladır. ıleride okulda eğitim hayatına atılsa bile aile önemli bir etmendir. Eğitim dengesini okul, aile ve öğrenci olmak üzere üç ayaklı kabul edebiliriz. Gelecekte daha başarılı ve ileri seviyelerde olmak istiyorsak kadınlarımızı cahillikle boğuşturmamalıyız. Kadınlarımıza fiziksel veya sözlü baskı ve taciz uyguladığımızda onları yetiştirdiklerini de doğal olarak bu baskı altına almış oluyoruz. Bir insan  ancak kendinde olabileni karşıya aktarır. Sürekli sözlü veya fiziksel şiddet uygulanan baskı altında tutulan kadınlardan kendine yetebilen, özgüveni gelişmiş, başarılı bireyler yetiştirmesini beklemek oldukça güç.
ılerde başarılı çocuklar olmasını isteyen babalar eşlerine o doğrultuda davranmalıdır. Kadınlar tüm olumsuz şartlara rağmen direnmekte hayata bir şeyler katmak için çabalamaktadır. Kadınlar sadece kendilerine birer fiziksel meta olarak davranan bu uğurda kullanmaya kalkan tüm insanlara ve olaylara karşı uyanık olmalıdır. Bu uyanıklığını sadece kendine saklayıp diğer kadınları da uyarmalıdır. şahsiyetine sahip çıkarak edilgenlikten etken konuma doğru kendini güçlendirmelidir. Hayatta insanların yaklaşık olarak yüzde ellisine karşı sessizce direnen tüm kadınları tebrik ederim. Kadınların hem karşı hem de kendi hemcinsleri tarafından taciz edilmediği zor durumlarda bırakılmadığı bir Türkiye'ye ulaşabilmek dileğiyle
Haftanın kitabı: Saman yoluna göç ufuk onursal
Haftanın sözü:  sizin en hayırlınız ailesine en hayırlı olanınızdır.
Hz Muhammet
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
02.10.2020 02:30
Cuma
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum