• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
Eğitimde masallardan yararlanma…
        
Çocuklarımız, bizim elimizde şekillenen, verdiklerimiz, davranışlarımız doğrultusunda gelişen dünyanın en değerli varlıkları.
Onları en iyi şekilde yetiştirmek, günün birinde mutlu, kendi kendine yetebilen,  kendinden emin birer yetişkin olabilmeleri için çabalayan biz ebeveynler; ne kadar dikkatliyiz.  Geçenlerde okuduğum bir yazıya kadar, ben bu gerçeğin farkına varmamıştım. Çocuklarımıza hangi masalları okuyor ve anlatıyoruz. Pamuk prenses, Kül kedisi vs. Hepsi birer dünya klasiği olan çok güzel masallar.
Bu masalların hepsinin teması aynı. Zor durumda olan bir kız prens tarafından kurtarılıp mutluluğa eriştiriliyor.
Oysa Türk toplumunda  durum öyle mi? Nene hatunlar cepheye cephanelikleri taşımış, savaşa katılmışlardır, Halide Edip Adıvar halkı kurtuluş savaşında motive etmek için hitap etmiştir, daha eski Türk topluluklarında hakanlar yanlarına sultanlarını da oturtmuşlardır.
Osmanlıda padişahların eşleri, kızları, anneleri adına ne kadar çok vakıf eseri var; hiç dikkatinizi çekti mi?  Hepsi kendi mal varlıklarıyla hayratlar yaptırmış, günümüze kadar gelen eserler bırakmışlardır.
Bir halkın geçmişini günümüze en iyi şekilde taşıyanlardan biri de halk hikâyeleridir. Dede Korkut hikâyeleri de günümüze kadar ulaşmış önemli halk hikâyeleridir. Bu hikâyeleri hiç okumuş musunuz? Okumanızı ısrarla tavsiye ederim.
Hikâyelerin hemen hemen hepsinde varlığı iyi hissedilen kadınlardan bahsedilir. Fikir alınan, iyi ata binen, ok atabilen, güreşebilen kadınlar vardır hep.
Kısacası geçmişimizde kadının varlığı toplum içinde oldukça belirgin..
Biz kendi çocuklarımıza bunu ne kadar anlatıyoruz? Onların tertemiz ve boş dimağlarına ne tür masallar okuyoruz?
Bu söylediklerimin hepsi bizim  geçmişimiz. Çocuklarımızı kendi geçmişimizden mahrum etmemeliyiz.  MEB'in tavsiye ettiği 100 temel eseri onlara okumalı, okutmalıyız. Onlara bu 100 temel eserden biri olan Dede Korkut hikâyelerini anlatmalıyız, uykuya dalarken.
Geçmişinden mahrum büyüyen çocuklar gelecekte ne kadar faydalı olabilirler?
Geçmişini öğrenen ve bilen, günümüz teknolojisi ve bilgisiyle büyüyen, hep ileriyi gören çocuklarımız olması dileğiyle.
Haftanın Sözü: Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir.
Mevlana
Haftanın Kitabı: Sonsuzluk Yolculuğu
                             Muhammet Bozdağ
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
20.10.2020 20:02
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum