• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
DEĞİŞİM
        

Nicedir aklına takılıyordu, karayolları niçin vardı?

Ayrılıklarını, hep karayollarının yaptığı asfalt yollara yüklüyordu. Yolların başlangıcı vardı, ama ucu görünmüyordu. Onun için yolun başlangıcı evinin önüydü. Sokak kapısının önüne çıkınca hemen karşılıyordu. Belki de bu yüzden hiç kaçamıyordu. Soğa veya sola gitmesi önemli değildi, yollar ona hep gidişi hatırlatırdı.

Yollar güneşin altında parlardı. Uzundu, inceydi ve simsiyahtı.

Uzun, ince, simsiyah olan yol artık hiçbir engel tanımıyordu. Karşısına nehir, göl, dağ çıkması önemli değildi. Nehirleri; ıki ucunu birbirine bağlayan köprülerle aşıyordu. Dağ engelini de aşmayı bulmuştu. ıçini boşaltarak, delip geçerek çıkıyordu diğer taraftan. Koca dağların içinde ne varsa alıp götürüyordu. Başta çok üzüldü, direndi, izin vermedi. Ama sonun da geçilmez denen dağlar mağlub oldu. Koca dağların ismi artık tünellerle anılır olmuştu.

Rengi herşeyi yutan uzun ince yollarda gidiyordu. Aldıklarını geri vermesi yoktu. Nice insanları almıştı, zamanı almıştı.

Son zamanlarda yolla bu kadar hesaplaşmasının nedeni olmalıydı. Kendi annesini de uzun yollarda yitirmişti. Bütün çocukların dönüşünü bekleyen anneleri vardı. Onun, okuldan dönüşünü bekleyecek, merak edecek annesini, küçücük yaşında kendisinden almıştı. Zaman içinde alıştı yokluğuna çünkü mecburi istikamet gibi, gidecek başka yönü yoktu.

Hep ayrılık olarak düşündüğü yolları; hasreti noktalayıcı olarak hiç düşünmemişti. Oysa ki; her gecenin sabahı olduğu gibi, uzaklara götüren yol bir müddet sonra getiriyordu yeniden kendisini.

Geri dönüşlerin sonunda artık bir bekleyenin olması hem güzel, hem de korku vericiydi. Bu düşüncelerle bir an için ürperdi. şimdi dönmesi gerekiyordu, birileri vardı dönmesi için dua eden, bekleyen.

Onu hayatta yapayalnız bırakamazdı. Bilirdi yanlızlığın iç ürperten acısını.

Kafasını kaldırdı, dikiz aynasındaki resme baktı, içini sıcaklık kapladı.

Uzun yol şoförü Ali yola daha iyi konsantre olmalıydı. Çünkü kendisi için hep ayrılık olan yol artık bir vuslattı.

Haftanın Kitabı:Eksik şiir

                                          Sezen Aksu

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
20.10.2020 19:40
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum