• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Necla Cevheri Saatçi  -  Hayata Dair
FARKINA VARMAK
        

Dünya da yaratılan bir çok güzel varlık var. Onları görebilmek bizim için çok büyük bir avantaj.

Çevremizdeki o mükemmel ağaçları, çiçekleri, denizi görmek bize nasıl da huzur veriyor. ınsanlar görme duyusu yardımıyla doğayı tanımlayabilmiş, kategorilere ayırmıştır. Kendimiz için tehlike arz eden şeyleri de bu yeteneğimiz yardımıyla farkına varıyor ve önlemini alıyoruz. Bunlar sadece görme duyumuz sayesinde değil, elbette, fakat önemli bir yere sahip.

Doğuştan veya daha sonra genetik ve çevresel etkenlerden dolayı görme duyusunu kaybetmiş bir çok insan var. Bu insanlar için hayat oldukça zor olsa gerek. Ağaçların tanımını duyuyor, dokunabiliyor ama göremiyor. Çocuğunun sesini duyup, onunla oynayabiliyor fakat nasıl olduğunu canlandıramıyor. Kendinin bile fiziksel özelliklerini bilemiyor. Çevresindeki insanları kokuları, sesleri ve hareket tarzları ile tanıyabiliyor.

ınsanlar arasında ama olmayıpta göremeyen bir çok kişi var. Etrafımızdaki herşeyi görüpte onlara bakma zahmetine katlanmıyoruz. Bu yüzden de herşey yüzeyselleşmeye başlıyor ve mutsuzluğumuz giderek derinleşiyor.

Çevremizde görüpte dikkat etmediğimiz o kadar şey mevcut ki. Hergün kullandığımız yolun üzerindeki ağacı görürüz de hangi türe ait olduğunu hatırlayamayız. Görüpte bakmamak bu işte.

Değerli olan görme yeteneğimizi bakmakla daha da anlamlı kılabiliriz.

Bir ressamın doğaya bakıpta yaptığı resimlere hayranlık duyarız. Hep öyle yerleri görmeyi arzu ederiz. Oysa ki ressamlar da aynı doğaya bakıp resim yapıyorlar. Onlar doğanın eşsiz güzelliğinin farkına varıyorlar.

Birgün oturupta güneşin batarken dağlara vurduğu ışık oyunlarına dikkatle bakın. ıçinize doldurduğu huzurun farkına varın.

Görme ile bakmak arasındaki farkı anlarsak dünyadaki daha önce farkına bile varmadığımız güzellikleri keşfederiz.

Bakan körlerden olmamak dileğiyle.

Haftanın sözü: Her ayrılış, ölümün önceden alınan bir tadı gibidir, tekrar bir araya geliş de yeniden dünyaya gelişin önceden alınan bir tadı gibidir.

Haftanın kitabı: Sol Ayağım

                                        Chırsty Brown

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
17.07.2010
17.06.2010
10.06.2010
03.06.2010
19.05.2010
12.05.2010
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
20.01.2020 17:30
Pazartesi
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum