• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
KONUK YAZAR  -  ARADA BİR
Öfkelerimizin esiriyiz
        
Uzm.Dr.Hülya Turgut (Psikiyatrist)
Dönem dönem hepimiz yaşamışızdır bir anda ne olup bittiğini bile anlamadan öfkelenip her şeyi kırıp dökmeyi. Ve çoğunlukla da hemen bu patlamanın ardından çok pişmanlık duyarız. Çünkü öfkelenip ortalığı kırıp dökmenin anlamsız ve gereksiz olduğunu anlamışızdır ve yaşadığımız o öfkeye bir de pişmanlık ve üzüntü eklemişizdir. Bu durum o kadar ani ve hızlı gelişir ki beyin dışarıdan aldığı uyarıları henüz değerlendiremeden bir anda çok ciddi bir tepkiye dönüşmüştür. 

Normal şartlarda dışarıdan aldığımız her uyarı beyine gider orada değerlendirilir, neden-sonuç ilişkisi kurulur ve ona göre de davranışlarımıza dönüşür. Ancak öfke patlaması anında bu yolak normal fonksiyonunu sağlayamamıştır. Ve yapılması gereken değerlendirme tam anlamıyla yapılamamıştır. Ya tüm bilgiler yeterince alınamamıştır ya da alınan bilgilerin tamamı değerlendirilmeden sonuca bağlanmıştır. Yani doğru yapılamayan değerlendirme sonucunda da ortaya uygun olmayan bir davranış dizisi meydana gelmiştir.

Bu şekilde öfke patlamaları yaşadığımız zamanlarda genelde ya karşımızdakini yeterince dinlememişizdir ya da karşımızdakinin bizi yeterince dinlemediğini düşünmüşüzdür. Bu durumda anlaşılamadığımızı düşündüğümüzden kendimizi ifade edebilmek için bir anda böyle bir davranış sergilemiş oluruz.

Bir rivayete göre; birbirini seven insanlar beraberken genelde kısık sesle konuşurlarmış kısık ve sakin bir ses tonuyla. Bu romantizmin ve, sevginin ve birbirini anlayan kalpler arasında olurmuş. Ancak ne zaman ki bu kalpler birbirlerine karşı kulaklarını tıkarlarsa kişiler de birbirlerine seslerini duyurabilmek için gittikçe ses tonlarını yükseltirlermiş. Yani kalpler yakınken ses tonu düşer, kalpler arasına mesafe girdikçe de ses tonu yükselirmiş.

Normal zamanda da böyle. Anlaşılamadığımızı düşündüğümüz zaman ses tonumuz yükselir hatta daha da ileri durumda çevreye ve kendimize zarar verici durma gelebiliriz. Bu durum nadiren yaşandığı müddetçe çok sorun teşkil etmez ancak bazı kimseler de olduğu gibi artık alışkanlık ve normal davranış kalıbına dönüşmüş ise ciddi bir sorun var demektir. Çünkü böyle kişiler sürekli kendilerine ve çevreye karşı tehdit unsurudurlar. Ve bu durumda da yapılacak en önemli şey öncelikle böyle bir problemimiz olduğunu kabul etmemiz sonra da bir psikiyatri uzmanından yardım talep etmemiz gerekmektedir. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli nokta bu sorunla doğru bir şekilde başa çıkabilmemiz için yardımı mutlaka bir psikiyatri uzmanından almamız gerektiğidir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
12.11.2019
12.05.2019
03.03.2019
30.10.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
01.06.2020 19:54
Pazartesi
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum