• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
O Çiçeği Benim İçin Koparır mısın?
        


"Kocam bir mühendisti. Onunla sakin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sakin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sakinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hatta aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdumduymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum.

Şaşkınlıktan gözleri açılarak ‘niye?’ diye sordu. ‘Gerçekten belli bir sebebi yok’ dedim, ’sadece yoruldum.’

Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu.

Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: İşte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

 

Sonunda sordu:

‘Seni caydırmak için ne yapabilirim?‘ Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.

‘İşte mesele tam da bu’ dedim. ‘Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.’

‘Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, Düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, Hatta ölümüne mal olacak. Bunu benim için yapar mısın?’

Yüzümü dikkatle inceledi Ve ‘Sana bunun cevabını yarın vereceğim’ dedi.

Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

Niye uçurum çiçeği?

Çünkü Ne kadarda sessizdirler hayatlarında yaşadıkları fırtınalara rağmen.

Hiç görülmeyeceklerini, Dokunulmayacaklarını, Sarılıp koklanmayacaklarını bildikleri halde, Tüm zorluklara rağmen renk renk çiçek açarlar. Hep zor anlarında sevdiklerinin yanında olurlar...

Uçurumun kenarına gelmiş, benim gibi çaresiz insanların yanında hep onlar olmuştur anlatılanlara göre..

Uçurumun hırçınlıklara rağmen yine de umut dolu,

Yüreğinden ve bakışlarından kaybetmediği masumlukla direnç verdi,

Hayatla ölüm arasında o gidiş gelişlerin en dayanılmaz örneklerini kaç defa yaşadı.

O acıları, Belki de tutamadığı sonu ölüme varan o gidişleri…

 

Onları gördüğü yetmiyormuş gibi bir de o ölümleri yüreğinde yaşadı kim bilir…

 

Dokunulması zor,

Koparılması,

Koklanması güç olan,

Yanına gidip sevmek için cesaret isteyen,

Hayatın tüm zorluklarına rağmen inatla direnen,

herkesin baktığı ama güzide insanların görüp fark edebildiği Uçurum Çiçeği olabilmek güzel olsa gerek..

Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu.

Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, Altına da bir not bırakmıştı.

 

 ‘SEVGİLİM’ diye başlıyordu, ‘O ÇİÇEĞİ SENİN İÇİN KOPARMAZDIM’

Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

 

‘Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, Onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.’

‘Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, Senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.’

‘Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, Yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’

‘Sadık arkadaşının her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.’

‘Evde oturmayı sevdiğinden, İçe kapanıklığını dağıtmak, Can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.’

‘Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, Yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, Çiçeklerin renginin – gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’

 

‘Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, Evet, O uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.’

 

Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu. Gözyaşlarım mektuba düşüyordu. ‘Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lütfen kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.’

 

Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.

Artık çok iyi biliyordum: Beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim..

 

Bu gerçek aşktı.

 

İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, Huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

 

Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil… Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz… Ama hep oralarda bir yerdedir.

 

Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

 

Hayat tam da böyle bir şeydir.

Gerçek aşka, yelken açmak ümidi ile…"

*Alıntıdır.

 

Dokunulması zor,

Koparılması,

Koklanması güç olan,

Yanına gidip sevmek için cesaret isteyen,

Hayatın tüm zorluklarına rağmen inatla direnen,

herkesin baktığı ama güzide insanların görüp fark edebildiği Uçurum Çiçeklerine selam olsun.

 

Onları kaybedince insanın içini hüzün kaplıyor.

 

Onları her zaman görmesende yaşıyor olduklarını bilmek insana güven veriyor.

 Ömer abime ve sevgili eşi Nuran ablama selam olsun.

 

Saygılarımla.

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat yüksek mühendisi

12.7.2016 Mersin

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
24.04.2019 07:07
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum