• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
TEVAZU
        

Tevazu Alçakgönüllülük, Kibirlenmenin, büyüklük taslamanın zıttadır. 

Tevazu, beğenilen bir özelliktir. 

Kişinin şahsiyetini ortadan kaldıran hafifmeşreplik tevazu değildir. 

İnsan, büyüklük taslamamakla birlikte, zamanın ve yerin gerektirdiği davranışı göstermelidir. 

Yoksullar, düşkünler ve çocuklarla ilgilenmek, onların hal ve hatırlarını sormak tevazudur. 

İnsan, mevkii ne olursa olsun “Allah'ın Kulu” olduğunu unutmamalıdır. 

Peygamberimiz bu özelliği hem bizzat üzerinde taşımış, Hem de sözleriyle tavsiye etmiştir. 

Bir gün kendisine bir adam getirilir, Gelen şahıs korkudan titremeye başlar. Bunu gören Allah Resulü, "Sakin ol, Ben bir melik değil, Kureyş'ten, kuru et yiyen bir kadının oğluyum" Buyurmuştur. 

Tevazu, alçakgönüllü olmak demektir. 

Böylelerine, Alçakgönüllü İnsan denilir. 

İslam'ın Gayesi, İnsanları birbirleriyle kaynaştırmak, Emniyet ve huzur içerisinde hem bu dünyada hem de ahiret âleminde mutluluklarını sağlamaktır. 

Kibir ve gurur; kabalığın, hamlığın ve yetişmemişliğin bir tezahürüdür. 

Tevazu ise, efendiliğin alameti ve olgunluğun meyvesidir. 

İçi boş ekinler dimdik durduğu halde, Olgun başağın boynu eğri, Yönü toprağa doğrudur. 

Akıllı ve olgun mümin de böyle “Alçak Gönüllü” olmalıdır. 

Kul olduğunu bilip Rabbinin mülkünde “Edeple” yaşamalıdır. 

Hakk'ın sevdiğini sevmek, sevmediğini “Terk” etmelidir. 

Hakk'ın kullarına Hak için “Muhabbet ve Hizmet” etmelidir. 

Haktan gelen her şeye gönül hoşluğu ile boyun eğip “Teslim” olmalıdır. 

Adamın biri kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. 

Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey Yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli'nin dergâhına kurban olarak Bağışlamak ister. 

O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. 

Durumu Hacı Bektaş Veli'ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli: - "Helal değildir" diye bu kurbanı geri çevirir. 

Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. 

Adam ayni şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul Etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar. 

Mevlana söyle der: - "Biz bir Karga isek Hacı Bektaşi Veli bir Şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.” 

Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaşi Dergâhına gider ve Hacı Bektaş Veli'ye, Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli'ye sorar. 

Hacı Bektaş da şöyle der: - "Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana’nın gönlü Okyanus gibidir. 

Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun Engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir." 

Herkese böyle “Gani Gönüllü Dostlar” dileğiyle... 

 

İbrahim Halil Okuyan 

İnşaat Yüksek Mühendisi

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
24.04.2019 07:16
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum