• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
BATI MEDENİYETİ (!)
        

R. O çok özenilen Batı Medeniyetinin temeli; “Kristof Kolomb (1451 - 1506)”’tarafından atıldı.

Kristof Kolomb yolculuk esnasında ve Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra yaşadıklarını seyir günlüklerine yazmıştır...

Bu günlüklerinden yola çıkarak denilebilir ki;

Kristof Kolomb şimdiki “SAVAŞ TANRISI” Amerika’nın tohumlarını daha o zamandan kıtaya serpmiştir.

Kristof Kolomb'un keşif zamanındaki not defterinde:  "Bu Kral ve beraberindekiler analarının onları doğurduğu gibi çırılçıplaktılar. Ne Zenci ne de Beyazlar. Ellerinde ne varsa, önerdiğimiz herhangi bir ıvır zıvır karşılığında veriyorlar. Karşılık olarak kırık çanak ya da cam parçalarını bile kabul ediyorlar ....

Başkalarının malında hiç gözleri yok. Altın’da veriyorlar, Su kabağı da…".

"Kadınlar dâhil hepsi anadan dogma çıplaktı.

Gençtiler.

Hiçbirisi otuzun üzerinde değildi..

Sağlıklı ve biçimli bedenleri vardı, Yüzleri çok güzeldi.

Saçları düz, parlak ve at gibiydi..

Gözleri koyu renkli ve iriydi..

Bacakları düz ve uzun, karınları yağsız ve düzgündü.." demişti.

Görüldüğü gibi kendini esir pazarında gezinen bir “TÜCCAR” yerine koyuyordu..

"Onlara Kılıçlarımızı gösterdik..

Keskin demir silahları ilk kez gördükleri belli.

Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler..

Bu insanlar ne bir Mezhebe bağlılar, ne de Puta tapıyorlar.

Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar.

Hiç silahları yok."

"Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve Onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.." Demektedir.

Tarih, kimin anlattığı ile şekilleniyor.

Tarihi, kazananlar yazıyorlar.

Bizde onların yazdıkları (!) tarihi öğreniyoruz.

Eski çağlarda da güçlüler, Güçsüzlerin etini elinden alırken, Şimdilerde de; Etiyle, Kanıyla birlikte, onların Geçmişini de alabiliyorlar.

Önce başkalarına ait toprakları "KEŞFETTİK" yalanıyla işgal ettiler.

Sonra o topraklarda yaşayanları “KATLETTİLER”,

Sağ kalanları ise kendilerine “KÖLE” yaptılar.

Sonra o toprakları kendilerine “VATAN”, Asıl sahiplerine “CEHENNEM” yaptılar, ama yetmiyordu onlara, Çünkü sadece derileri “KIZIL” olanlara değil, Başkalarına da “EFENDİ” olmak istediler.

Kızıl derililerden sonra “KARA DERİLİLERİ” gözlerine kestirdiler.

Kara derililer “KARA ELMASTI” onlar için, Onları da Kızılderililere yaptıkları gibi “KATLETTİLER”.

Kadınlarına “TECAVÜZ” ettiler, sindirdiklerini kendilerine “KÖLE” yaptılar.

Sonra zorbalıkla zulümle gün geçtikçe “BÜYÜDÜLER”.

Büyüdükçe daha çok zalim daha çok “AÇGÖZLÜ” oldular.

Sonra daha çok güçlenmek ve büyümek için; “SAVAŞLARIN” olması gerektiğine karar verdiler.

Yüz yıl içerisinde; İki tane “DÜNYA SAVAŞI” Onlarca “SOĞUK SAVAŞ” ve “İÇ SAVAŞIN” çıkmasına sebep oldular.

Sonra bu savaşlar sayesinde;  Ürettikleri “SİLAHLARI”, “İLAÇLARI” sattılar ve Paralarına “PARA” kattılar.

Sonra bilimsel çalışma adı altında; Havayı, Suyu, Toprağı kirlettiler.

Yine yetmedi, Çünkü onlar bir kara parçasının değil, Tüm dünyanın efendisi olma hayalini kuruyorlardı.

Sonra bu hedef uğruna gereksiz gördükleri “IRKLARI” sistematik bir şekilde öldürmeye başladılar.

Sonra insanları, kendi kanun ve kurallarına mecbur bırakmak için planlar yaptılar.

Plan basitti önce kaosu üret "SONRA ÇÖZÜMÜSÜN".

Sonra ülkeleri ürettikleri kaosla “EKONOMİK DAR BOĞAZA” soktular.

Sonra bu ülkelere yüzlerce misli “FAİZLE BORÇ” verdiler

Böylece birçok ülkenin “İPLERİNİ ELLERİNE” aldılar.

Sonra insanları ayakta tutan değerlerine göz diktiler.

Çağdaşlık adı altında insanlara; Medya ve Basın yoluyla her türlü “AHLAKSIZLIĞI” aşıladılar (hedef Aile kavramını yok etmekti).

Sonra ürettikleri ideolojilerle insanları fikir ayrılıklarına soktular.

Sonra bilimsel çalışmalar adı altında “YENİ HASTALIKLAR” ürettiler. Besin maddelerinin “GENETİĞİYLE” oynadılar. Radyo dalgalarıyla “DEPREMLER FIRTINALAR “ürettiler.

Böylelikle dünyanın “EKOLOJİK DENGESİNİ” bozarken, İnsanlarında “ANATOMİK VE PSİKOLOJİK DENGESİNİ” bozdular.

Bugün medeniyet diye birçok kişinin özendiği bu canavarın;

Tek gayesi kuralları kendi koyacağı; Bir “DÜNYANIN EFENDİSİ/ İLAHI” olmaktır.

Oldular da.

Şöyle ki;

The New Scientist dergisinin 24 Ekim 2011 tarihli 2835. sayısında çıkmış.

Başlığı aynen şöyle: “Dünyayı yöneten kapitalist ağ ortaya çıkarıldı...”

Bu yazıda; Her biri ETH’de büyük sistemler analizcisi olarak çalışan üç yazar, Oturup 43 bin uluslararası şirketi incelemiş.

Bu incelemelerin sonunda bu 43 bin şirketin; Aslında 1318 uluslararası şirket tarafından kontrol edildiğini ortaya çıkarmış.

Ama iş orada da bitmemiş.

43 bin şirketi hissedar olarak kontrol eden 1318 şirketin sahipleri de; başka “ŞİRKETLER” aslında.

Ve bunların sayısı elbette ki daha az: 147 ŞİRKET.

Şimdi isterseniz birazda rakamlara bakalım...

Başlangıçtaki 43 bin uluslararası şirket, Dünya ekonomisinin ürettiği işletme karlılığının beşte birini (%20) oluşturuyor.

Dünyanın şirket karlarının yüzde 20’si, Sahiden çok ama çok büyük bir rakam, unutmayın.

Bu 43 bin şirketi kontrol eden, Onlara sahip olan veya ortaklaşa iş yapan 1318 ‘MEGA’ şirket, Gerek kontrol ettiği hisse senetleri yoluyla Gerekse doğrudan sahip olduğu işler;

Dünya çapındaki “CİRONUN” yüzde 60’ına sahip.

Bitmedi.

Bir de bu 1318 şirketi kontrol eden 147 “SÜPER MEGA” şirket var.

Bunların büyük çoğunluğu “BANKA”.

Yani başa döndüğümüzde, Şirketlerin yüzde 1’den bile az bir bölümü, Bütün ‘NETWORK’ un (ağ) yüzde 40’ını kontrol ediyor.

Ekonomik gücün bu biçimdeki temerküzünü (bir yerde toplama/toplanma) Hepimiz hayal edebiliriz elbette ama Bunun bu kadar sağlam rakamlarla önünüze konması biraz ürkütücü.

Gelinen nokta bu.

Bölgemizde yaşanan;

Savaşların, Dökülen kanların, Değişen sınırların, Ardında, Bu küresel Sermayenin çıkarı var planı var.

Saygılarımla..

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

 

23.Şubat.2016 Şanlıurfa

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
19.07.2019 10:51
Cuma
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum