• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
AmbarGO Silahı (1)
        

 

Ambargo ne demek?

Ambargo kelimesinin kaynağı; “Durdurmak, Önlemek, Sınırlamak”  manasına gelen İspanyolca “ Embargar ” kelimesidir.

 İktisadi maksatla uygulanan Ambargo, Bir ülkenin bir diğer Devleti Ekonomik bakımdan zor duruma düşürmek ve Belirli Mal ve Hizmetleri üretmesi ve tüketmesine engel olmak için O ülkeye belirli Malların ihracat ve satışını durdurmasıdır.

 

Ambargolarda; Bir Devletin Kamu Düzenini, Ülke sınırlarını ve ekonomisini korumak, Yabancı devletlere zarar vermek, Mislen mukabelede bulunmak, Karşı tarafa baskı yapmak ve cezalandırmak gayeleri güdülmektedir.

 

Türkiye Rusya Uçak Krizi

Suriye ile sınır bölgesinde; Bir Rus askeri uçağının düşürülmesi olayı, Türkiye ile Rusya arasında, Nasıl gelişeceği henüz belli olmayan ciddi bir krize Yol açmış bulunuyor.

Bu olayın Türk-Rus ilişkilerini bozma potansiyeli vardır tabii.

Aynı şekilde Rusya ile NATO arasında yeni bir gerginliğin çıkması da mümkündür.

 

Rusya bu krizi tırmandırarak; Türkiye'ye sürekli olarak; Ekonomik, Siyasi ve Askeri tehditlerde bulunmakta ve Çeşitli Ambargolar uygulama kararı almıştır.

 

Putin'in politikaları; Son dönemlerde hiç olmadığı kadar Rus kamuoyu tarafından tartışılıyor.

Özellikle Suriye'de İran'ın yanında yer alması ve Avrupa'yı dışlayan tavır Rusların tepkisini çekmiş durumda.

Öyle ki Rus medyasının bazı yazarları bizim Suriye'de ne işimiz var diyebiliyor.

 

Putin işte bu durumdan kendini kurtarmak için; İçerde icat edemediği düşmanı sertlik yanlısı politikası ile dışarıda arıyor.

 

Son dönemlerde yürürlüğe koyduğu; Uzlaşmaz, kavgacı tavırda bunun en büyük göstergesi.

 

Rusya Ekonomisini; Ayakta tutan en önemli kalemlerden biri Petrol ve Doğal Gaz satışları.

Bu iki kalem Rusya ihracatının yüzde 60'ından fazlasını oluşturuyor.

 

2012 yılında Ancak, Varil başına petrol fiyatının; 45 dolara gerilemesi ile bu gelir 230 milyar dolara kadar düştü.

 

İşte Rusya'nın izlediği sertlik yanlısı politikalar, Petrol fiyatlarındaki büyük düşüş nedeniyle.

Rusya petrol fiyatlarını yeniden yükseltecek bölgesel krizler peşinde.

Bu nedenle düşürülen uçak olayını büyütüyor.

Batan ekonomisini krizle petrol fiyatını yükselterek kurtarmaya çalışıyor.

 

Rusya petrol fiyatlarının sürekli olarak düşürülmesini kendisine yönelik bir saldırı olarak algılıyor.

 

Rusya ve özellikle de Kremlin yönetimi; Ekonomik konuda kendini iki duvar arasında sıkışmış hissediyor.

Bu yükten kurtulmak ve halkın özgüvenini kaybetmemek için de kendine bir düşman arıyor.

 

Aslında Petrol ve Doğalgaz sahip;

Pek çok ülkenin başka ihraç edecek başka ciddi ürünleri yok.

 

Üretim konusunda fakirler ve de tembeller, hazırdan yemeye alışmışlar.

 

Şu anda kullandığımız Rus, İran ve Körfez ülkelerine ait sanayi ürünü yok.

Bu rahatlık onları petrol fiyatları düşünce krize sokuyor.

 

Şimdi Rusya’yı, Petrol Ekseninde gerilere doğru bir tahlil edelim.

 

Soğuk Savaş ve Komünist Tehlike

İkinci dünya savaşının ardından Dünyada yeni bir tehlike ortaya çıktı veya tanımlandı: “Komünist Tehlike"

Dünya yeni bir savaşa doğru sürükleniyordu: Soğuk Savaş.

Soğuk Savaş; iki süper güç olan ABD önderliğinde, Batı Bloku ile Sovyetler Birliği'nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında 1947'den 1991'e kadar devam etmiş olan uluslararası siyasi ve askeri gerginliktir.

 

1950'li yılların sonuna doğru; Amerika ve Rusya’nın başını çektiği iki kutba ayrılıyor, Savaş tehditlerinin arttığı, Askeri harcamaların tavan yaptığı senelere giriliyordu.

Dünya senelerce çok büyük bir savaşın çıkacağı telaşı ile yaşadı.

7 Kız Kardeşin Sırrı…

7 Ağustos 1928’de İskoçya Achnacarry’de;

Dünyanın en büyük 7 büyük petrol şirketi; Dünyanın her yerinde;

Exxon, Shell, BP, Gulf, Texaco, Mobil ve Chevron tabelasıyla boy gösteren şirketler gizlice bir araya geldi.

 

Amaçları rekabeti ve Petrol pazarlarının bölünmesini engelleyecek gizli bir ittifak oluşturmaktı.

Yapılan anlaşma bu 7 şirkete pazarları istedikleri gibi bölüşmeyi ve istedikleri Gibi fiyatları belirlemeyi sağlıyordu. 

Artık “7 Kız Kardeş” olarak bilinecek bu petrol devleri arasında yapılan bu anlaşma, Dünyanın en büyük kartelinin doğmasına neden oldu.

 

Uzun yıllar boyunca en verimli petrol sahalarını elinde tutan ve Bir dönem dünya petrol üretiminin yüzde 80'ini gerçekleştiren Bu dev şirketlerin saltanatı yaklaşık yarım asır sürdü. 1950'lerde esmeye başlayan; “Millîleştirme” rüzgârıyla güç kaybetmeye başlayan kız kardeşler, İlerleyen yıllarda petrol endüstrisinin vanası olarak kabul edilen Petrol kuyularını ve değerli sahaları yerli şirketlere kaptırdılar.

Buna karşın güçlü dağıtım ağları sayesinde musluğu ellerinde tutmayı başardılar.

Opec

1960’larda bir grup ülke, Büyük petrol şirketlerine karşı OPEC Petrol Kartelini kurmuştu.

 

“OPEC” diye meşhur olan Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı, Eylül 1960'ta kuruldu. İlk olarak ham petrol fiyatlarındaki düşüşü durdurmak gayesiyle Venezuela’nın teklifiyle kurulan teşkilata; Venezuela, İran, Irak, Suudi Arabistan ve Kuveyt katıldı. Daha sonra sırasıyla;

Katar, Libya, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri,  Cezayir,  Nijerya, Ekvator ve Gabon da katıldılar.

 

Dünya petrol üretiminin denetimini elinde tutan ve dünya petrol üretiminin yaklaşık yarısını sağlayan OPEC ülkeleri ham petrol rezervlerinin Üçte ikisine ve doğal gaz rezervlerinin de üçte birine sahip bulunmaktadır.

OPEC’in 1980’den itibaren Dünya petrol fiyatları üzerindeki etkisi azalmaya başladı.

Batılı sanayileşmiş ülkeler başta kömür ve nükleer enerji olmak üzere Farklı enerji kaynaklarına yöneldiler. Kendi ülkelerinde petrol arama ve çıkarma çalışmalarına ağırlık verdiler.

Petrol ihtiyaçlarını da; Meksika, SSCB gibi, OPEC dışındaki petrol ihracatçısı ülkelerden karşılamaya başladılar.

Enerji talebini kısmaya yönelik tasarruf politikaları uyguladılar.

Bu çabaların neticesinde Batılı ülkelerin OPEC ülkelerinde üretilen petrole olan bağımlılığı azaldı ve OPEC 1982’de petrol fiyatlarını düşürmek ve üretimi kısmak zorunda kaldı.

Batılı ülkelerin petrol talebinin azalması, teşkilatın iç çekişmeler ve 1980’de başlayan İran-Irak savaşı sebebiyle zaten zayıflamış olan iç bütünlüğünü daha da sarstı.

 

Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı;

“7 Kardeş” olarak bilinen büyük petrol şirketlerinin; Kasıtlı olarak ham petrol fiyatlarını düşük tuttuklarının, Böylece üretici ülkelere düşük bedel öderken, Kendilerinin yüksek karlar elde ettiklerinin farkındaydılar.

 

Buna bir tedbir almak lazımdı; Ambargo.

 

Petrol Ambargosu

1970’lerin başı, Uluslararası ekonomide önemli değişikliklerin yaşandığı bir dönem oldu.

 

Üretici ülkelerin birlikteliği 1973’te Petrol Ambargosuyla sonuçlandı.

Amerika'daki benzin istasyonlarında büyük kuyruklar oluştu. Büyük Buhrana yakın ekonomik kargaşa yaşandı.

Tüm dünyada büyüme yavaşladı, işsizlik arttı, sabit kur sistemi çöktü.

 

18 Mart 1974’te ambargo sona erdiğinde; Ham petrol fiyatlarının varili 1.39 $ dan 8.32 $ a çıkmıştı.

 

Siyasiler aldıkları dersi hiç unutmayacaklardı.

Sovyetler Birliği

Zaman içinde; Sovyetler birliği çöktü. Böylece Amerika’nın savunduğu Liberal Ekonomik Sistem, Dünyaya hâkim konuma ulaştı. Dağılan Sovyetler birliği gücünü büyük oranda kaybetti ve Soğuk Savaş sona erdi.

Sovyetler birliği döneminde Devlet hemen her alana hâkimdi. Kurumların büyük bir bölümü Devlete aitti. Sistem çökünce Devletin başına Boris Yeltsin getiriliyor ve Böylece Amerika’nın istekleri doğrultusunda sistem değiştiriliyordu. Rusya liberal ekonomik düzene sokulmaya çalışıldı.

Devlet kurumları hızlı bir şekilde Amerikan güdümündeki Rus işadamlarına yok pahasına satılmaya başlandı.

Devlet öyle hızlı küçülmeye başlamıştı ki, Rusya’ya uygulanan şok terapi ile birlikte ülke ekonomisi, 1990’ların sonunda yüzde 40 küçülmüştü.

Putin

Yaşanan durum halkta ciddi bir endişe yaratıyor, Devletin orantısız çözülmesi ve 1998 yılında yaşanan kriz ortamı bir politikacıya inanılmaz yarıyordu.

Bu politikacı iki sene sonra liderliğe yükselecekti: Putin.

Putin’in gelişiyle beraber, Rusya’yı kontrol etmeye çalışan odakların oyunu bozuldu.

Devlet yok pahasına sattığı kurumları geri almaya başladı.

Putin’in talimatıyla bu kurumları satın alan Amerikan güdümündeki Genç Rus iş adamları tutuklanıyor kaçabilenler kaçıyordu.

 

Üç Yeni Aktör

Zaman içinde; Dağıtım ve pazarlamadaki başarılarıyla yıllardır zirveyi kimseye kaptırmayan Petrol Kartelleri son dönemde giderek büyüyen bir tehlike ile karşı karşıya kaldılar.

Üç Devlet Şirketi; Rus Gazprom, Çinli CNPC ve Brezilyalı Petrobras;

Kız Kardeşler veya 'Büyükler' (Majors) olarak isimlendirilen kartelin hareket sahasını daraltacak adımlar atmaya başladı.

Teknolojik altyapı, bilgi birikimi ve finansal kapasite konusunda büyük mesafe kat eden bu üç şirketin oyunu küresel düzleme taşımaları kartel için tehlike çanlarının çalmasına sebep oldu.

Gazprom

Enerji uzmanlarının “Yeni Devler” olarak tanımladığı şirketlerin en bilineni Rus Gazprom. Yüksek petrol fiyatları ve Vladimir Putin'in enerjiyi diplomasinin aslî unsuru olarak kullanma stratejisiyle kısa zamanda “Küresel bir Dev'”e dönüşen Gazprom, Dünya doğalgaz ihracatının tek başına yüzde 20'sini gerçekleştiriyordu. Daha çok doğalgaz alanında söz sahibi iken, ülkenin en büyük petrol şirketi Sibneft'i bünyesine katarak petrol alanında da söz sahibi oluyordu.

Rusya'nın kendi doğal kaynakları üzerindeki kontrolünü artırma stratejisi Gazprom'la kartel üyelerini karşı karşıya getirdi.

 

Ekonomik katkısının yanında Başkan Putin'in askerî olmayan yollarla Rusya'yı yeniden süper güç haline getirme doktrininin de omurgasını oluşturduğu için Gazprom'un imzaladığı her yeni anlaşma Rusya'nın hem gelirlerinin hem de stratejik derinliğinin artması anlamına geliyordu.

Şirketin salt bir ticarî kuruluş olmadığı, Yeri geldiğinde; Rusya'ya meydan okuyan ülkelere karşı bir terbiye aracı olarak kullanılabildiği; Ukrayna, Gürcistan ve Beyaz Rusya'da yaşanan olaylarla ortaya çıktı.

Rusya zaman içerisinde Batı ile uyumlu fakat asla müttefik olmayan bir politik sahaya yerleşti.

Bu politik duruş dünyaya uzun bir süre Barış getirdi.

Devam edecek..

 

Saygılarımla

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

6.Aralık.2015 Şanlıurfa

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
24.04.2019 07:13
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum