• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
Kurban
        

Bana hep, Bir Urfa sevdalısı olan rahmetli “MUSTAFA DİŞLİ”yi hatırlatan, Atilla Maraş'ın Ünlü “ANEY” şiiri şöyle biter:

 “... Ah Aney daha neler var neler sana yazamadığım Mektubumu burada bitirirken,

Beni büyüten ellerinden,

Binlerce kere öperim,

Canım Aney,

Kurban Aney,

Can Aney.......”

 Bu “Aney kurban” lafı beni çok duygulandırır her duyduğumda.

Açılımı “Annen kurban olsun seni verene..” dir belki de.

Analarımızın söylediği bu sözün doğru yazılışını bilemiyorum.

Aney yazmak; o lafı, o anlamı, o telaffuzu ifade edemiyor bence.

Tabi ki konumuz bu değil ,“Mustafa Dişli” rahmet istedi oradan başladık.

***

Konumuz kurban.

Sorun sadece fiyatlar yükselmesi değil aynı zamanda ülkemizdeki canlı hayvan sayısı çok azalmış durumda.

Sonuçta gelinen nokta her bakımdan iç acıcı değil.

Kurban Kimlere Borçtur?

Kurban, mukim olan ve sadaka-i fıtır ( Ramazan ayının sonuna yetişen ve asli ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı bir mala sahip bulunan her Müslüman'ın vermesi gereken vacip bir sadakadır. Bu kelime halk arasında fitre şeklini almıştır.) nisabına (Nisap; zekât, sadaka-i fıtır ve kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür.) malik olan her kadın ve erkek Müslüman'a vaciptir.

Zenginliğin asgari sınırı olan “nisap” Hz. Peygamber tarafından belirlenmiştir.

Bu asgarî sınırlar, o dönem İslâm toplumunun ortalama hayat standardını ve zenginlik ölçüsünü göstermektedir.

Hadislerde belirlenen nisap miktarları şöyle sıralanabilir;

80,18 gr. altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı;

40 koyun veya keçi, 30 sığır, 5 deve.

Nisap miktarının belirlenmesinde kullanılan bu malların,

O dönemin en yaygın zenginlik aracı olduğu açıktır.

Nisabın bu mallar üzerinden belirlenmesi,

Sosyal ve ekonomik şartların fazla değişmediği ileriki dönemlerde de aynen korunmuştur.

Kurban Niçin Kesilir?

Kurban Allah'a yaklaşmak maksadıyla ve yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için kesilir.

Kurbanlık hayvanın özellikleri

Kurbanlar; yalnız koyun, keçi, deve ve sığır türü hayvanlardan kesilebilir.

Mandalar da sığır türünden sayılır.

Bunların erkekleri ile dişileri eşittir.

Yaban sığırı, geyik gibi yabani hayvanlarla, tavuk, horoz, kaz gibi evcil hayvanlar ve deniz hayvanları kurban edilemezler.

Koyun ve keçi ya birer yaşını bitirmiş bulunmalı veya koyunlar yedi sekiz aylık olduğu halde birer yaşında imiş gibi gösterişli olmalıdır. Deve en az beş yaşını, sığır da iki yaşını bitirmiş olmalıdır.

Kurban Etinin Taksimi

Deve ve sığır gibi hayvanlar ortaklaşa kurban edildiğinde etleri ortaklar arasında tahmini olarak değil, tartılarak taksim edilir.

Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya kendisi ve çoluk çocuğu için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesmeyen yoksullara sadaka olarak dağıtmak, bir bölümünü de akraba, tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de kendi çoluk çocuğu ile yemektir.

***

Koyun Yetiştiriciliği

Koyunculuk Türk ulusunun tarih boyunca uğraştığı en önemli hayvan yetiştiriciliği dallarından biridir.

"Buğday İle Koyun, Gerisi Oyun" atasözümüzün benzerini bugün hiç bir ulusun geleneğinde göremiyoruz.

Merinos koyununun ana vatanı Anadolu'dur.

Koyun yetiştiriciliği; et üretimi, süt ve süt ürünleri üretimi, yün üretimi ve deri üretimi açısından ülkemiz ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.

Kırsal alanda yaşayan halkımız için kolay bir uğraş alanı ve aynı zamanda ekonomik güvence olan koyunculuk en eski hayvansal üretim alanlarından biridir.

İhtiyaç duyduğunda köylü için koyunculuk kasadır,

En yakınındaki bankadır.

Koyun yetiştiriciliği köyden kente göçün önlenmesi,

İşsizlik ve ekonomik krizden çıkışa katkısı açısından da önemlidir.

Ancak koyunculuğa gereken destek sağlanmadığı için,

Bu gün zor şartlar yaşanmaktadır.

Gelinen noktada “koyunculuk kaderine terk edilmiştir.”

Koyunculuk için son derece elverişli olan ülkemizde acil önlem alınmazsa,

Ülkemizin “gıda krizi” çekeceği kaçınılmaz görünmektedir.

Ülkemizde maalesef koyun ağılları ve ahırları boşalmış, yaylalar boş kalmıştır.

Anadolu'da yolculuk yaparken yol kenarlarında sıklıkla gördüğümüz koyun sürüleri artık görülmemektedir.

Böyle giderse yakın gelecekte çocuklarımız koyunları sadece hayvanat bahçelerinde görecektir.

Ülkemizde yaklaşık olarak et üretiminin üçte biri, süt üretiminin beşte biri koyundan elde edilmektedir.

Toplum olarak koyun eti tüketim alışkanlığımız ve özellikle damak zevkimize dayanan kuzu eti talebinde bir azalma söz konusu değildir.

Kurban bayramı nedeniyle her yıl yaklaşık 2 milyon baş koyun kesilmektedir.

Ordumuz için de stratejik öneme sahip olan et içerisinde koyun eti önemli yer tutmakta olup, dışa bağımlı olunmamalıdır.

Kebapları, köfteleri ve sulu et yemekleriyle dünya çapında ünlü Türk mutfağının vazgeçilmezi kuzu etidir.

Ülkemizde kebap ve lokantacılık oldukça gelişmiştir.

Hemen önlem alınmaması halinde,

Ülkemizin geleneksel mutfak zenginliği ve yemek kültürü de büyük darbe alacaktır.

Anadolu'nun kekik kokan kuzu etine hasret kalınacaktır.

En acısı kuzu eti ithal etmek zorunda kalınacaktır.

Kurbanlık koyun darlığı yaşanacaktır.

Sığırcılığın durumu da farklı değildir.

Şeni parlamentonun en öncelikli çözmesi gerekli sorunu bu olmalıdır. İnsanlarımızı besleyemesek sağlıklı bir nesilden nasıl bahsedebiliriz.

Yıllar önce kendi kendine yeten ülke olmakla övünürken şimdilerde ne hallere düştük.

Japonya da olsa Tarım Bakanları herhalde harakiri yapar bu durumda.

Belki de Avrupa Birliği böyle istiyor.

Yetiştireceğine daha ucuza ithal et.

İnsanlarımızı dışarı ihraç ederken dışarıdan hayvan ithal eder hale geldik.

Eti dışarıdan ithal edelim tamamda o parayı nereden kazanacağız ülke olarak.

***

Özellikle dişi hayvanların kurban edilmemesi gerekir.  Kısır olduğu kesin olanlar dışında dişilerin kurban edilmesi doğru olmaz.

Şimdi gelinen nokta çok vahim. Senede bir kere, oda bayramda et yüzü gören insanlarımız var.

Bu insanlarımızı unutmamalıyız.

Bu yıl kesilen kurban sayısı azalacak o kesin. Bu durumda: Kurban kesenlerin kurban etlerini üçe pay etmeden “tamamını fakirlere dağıtılmasını” dinen mahzuru yoksa teklif ediyorum.

 Saygılarımla.

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
08.12.2019 02:56
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum