• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
Kelebeğin dersi
        

Kelebeğin ilginç bir “Yaşam Döngüsü” vardır.

Dişi kelebek hayatı süresinde,  100 ile birkaç bin arasında yumurta yumurtlar.

Yumurtalarını yakınında bıraktığı bitki konusunda da son derece titiz olmaktadır,

Çünkü yumurtadan çıkan Tırtıl Larvaları o bitki ile beslenecektir.

Bu bitki, onun soyunun devamı bakımından yararlı olacaktır.

Yumurtalarını oraya, o bitkinin yakınına bırakır.

Yumurtalar açıldığı zaman; küçük, solucana benzeyen,”Tırtıl Larvası” diye tanımlanan hayvancıklar çıkar.

Başlangıçta, bunlar hızla beslenerek büyürler.

Büyüme sürecinde birkaç kez deri (gömlek) değiştirirler.

Bu arada hiç durmaksızın yerler.

Çünkü aldıkları besin sadece büyümelerini sağlamakla kalmayacak, Kelebek oldukları zaman varlıklarını sürdürebilmeleri için depo da edilecektir.

Belirli bir zaman gelip çattığında,  Tırtıl değişme anının da geldiğini sezinler.

Bu sezinleme, bir nevi içgüdüyle olur.

Asılıp sarkacağı bir koza örer.

Baş aşağı asılır ve tırtıl derisinden sıyrılıp bir “krizalid” halini alır.

Krizalid, ipekten bir düğme izlenimi veren kozaya,  vücudunun nihayetindeki keskin bir uçla asılıdır.

Krizalid haftalarca veya aylarca uykuda kalabilir.

Bu süre, içten bir değişim geçirmektedir.

Zamanı gelince, artık tam anlamıyla yetişkin bir böcek olup çıkmıştır.

Krizalid kabuğundan çıkınca bir kelebek görünüşündedir ama başlangıçta hemen uçamaz.

Kanatlarının kuruyup yayılması ve güçlenmesi için oturup saatlerce bekler.

Uçuşa hazır olup olmadığını anlamak amacıyla, kanatlarını hafif hafif öne arkaya hareket ettirir.

Başka türlü söylemek gerekirse, uçuş kontrolü yapan bir uçak durumundadır.

Sonra ilk uçuş için kanatlarını açarak havalanır.

Bazı erginlerin ömrü 24 saat, bir kısmının 1-2 aydır.

Hayatları birkaç mevsim sürenler kış uykusuna yatar veya daha sıcak bölgelere göç ederler.

Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir. İngiltere'de yaygın bir tür, havalar soğumaya başlayınca Kuzey Afrika'ya göç eder.

Kuşların aksine kelebeklerin göçü tek yönlüdür.

Amerika'da yaşayan bir çeşidin dışında hiçbiri geri dönmez.

“Yumurta ,Tırtıl, Krizalid, Kelebek, Yumurta….” Diye devam eden bir yaşam döngüsü bu.

Bütün bu caba, kısa bir ömür sonucu yumurtalarını bırakarak soyunu devam ettirme için.

 

*

Bu girişi yapmamızın sebebi de aşagıdaki öyküdür.

“Bir gün, kozada küçük bir delik belirdi;

Bir adam oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük Delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi.

Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi ona.

Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi.

Böylece adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi.

Eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başladı.

Bunun üzerine kelebek kolayca dışarı çıkıverdi.

Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu.

Adam izlemeye devam etti.

Çünkü her an kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini Ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.

Ama bunlardan hiç biri olmadı!

Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi.

Ne kadar denese de asla uçamadı.

Adamın iyi niyeti ve yardım severliği ile anlayamadığı şey,  kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çabanın, tanrı'nın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek Ve bu sayede de kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda Uçmasını sağlamak için seçtiği yol olduğuydu.”

 

*

Bu öyküden çıkarılabilecek önemli dersler vardır.

1923 te kurulan Türkiye Cumhuriyetinde; 1945 ten itibaren Demokrasiye geçiş cabalarıyla birlikte, başımıza gelenler buna benziyor.

Köprülerin altından çok su geçmiştir.

Süreç Demokrasi lehine devam etmektedir.

Ülkemiz bulundugu cografya da;

Ekonomik ve Yetişkin İnsan Kaynakları olarak büyük bir güçtür.

Bundan faydalanarak daha saglıklı, mutlu ve huzurlu bir toplum yaratılabilecektir.

Yeter ki “Demokrasi Kelebegi”mizin gelişimine  müdahale edeceklere kesinlikle fırsat vermeyelim.

Bunun da ilk şartı da, bireyi koruyacak yeni bir “Sivil Anayasa”yı İvedilikle hazırlamak olmalıdır.

7 Haziran 2015 günü demokrasimizin iyi bir sınav vermesi açısından dilerim herkes sorumlu davranır.

“Rast Gele” diyelim.

Saygılarımla.

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
24.04.2019 06:52
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum