• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
Anketlerin arka yüzü
        
 

Siyasi Partiler neden kendilerini önde gösteren Anketler yaptırırlar?

Anketçiler soruları ayarlayarak;

Müşterilerin istedikleri yönde sonuç alırlar.

Paralarını alırlar.

Siyasi partilerde yandaş medya da sonuçları yayınlarlar.

Acaba amaçlanan nedir?

Halk bunu nasıl algılar?

Buyurun okuyun sebebini:

 

“Sürü Psikolojisi

Siyasi iletişim ve propaganda terminolojisinde İngilizce karşılığı “BANDWAGON” olan bir etki çok konuşulur.

Seçmenlerin genellikle kazanandan yana olmak istedikleri için güçlü partilere oy vermelerini izah eden bir kavramdır, “BANDWAGON” etkisi.

Türkçeye 'Bandolu Vagon' olarak çevirebileceğimiz bu teriminin kökleri Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eski seçim kampanyalarına dayanır.

1848 yılında Dan Rice isimli bir palyaçonun seçimler sırasında aklına gelen bir fikirdir bu aslında.

Bando arabası ve coşkulu müziklerle turlara çıkan bu palyaço “Bandoya Katıl” sloganıyla insanların dikkatini çekmeyi başarmış ve seçimlerde başarılı sonuçlar ede etmişti.

Bundan etkilenen eski ABD başkan adayları da seçim kampanyaları sırasında tren kiralayarak ülkeyi baştanbaşa dolaşmaya başladılar.

Adayın gezeceği tren süslenir,

Varılacak kasabanın istasyonuna girerken uzun uzun düdük öttürür, Durunca aday bir vagonun üstüne çıkıp nutuk atarmış.

Adayı taşıyan trenin en arka vagonunda adayla beraber ülkeyi gezen bir de bando takımı bulunur ve bu bando kente girerken yüksek perdeden müzik icra edermiş.

Siyasete ilgisiz olan seçmenler işte bu bandonun hatırına trenin peşine takılıp, adayın konuşmasını dinlerlermiş.

Bandwagon Etkisi bir başka anlatımla sürü psikolojisi gibi algılanabilir.

Temel mekanizma; “Herkes böyle davranıyorsa bende böyle davranmalıyım” şeklindedir.

 

Psikoloji bilimine göre sürü psikolojisi;

Bir yığın kurallar ve  Koşullar dizisiyle temellenmiş belirli inançların, Bir grup, Topluluk,  Ülke vs.'nin insanları arasında yayılmasına verilen addır.

Burada esas olan şey,

Bireyler tarafından söz konusu inancın gerçekleşme olasılığının kabulü, Çok büyük kitlelerin ona inanmış olmasına bağlı olmasıdır.

Sürü psikolojisiyle bağlantılı bir diğer kavram grup çalışmasıdır.

Bir grupta çalışan insanlar gruptaki diğer üyelerle arasındaki ahengi koruyacak davranışlara yönelir.

Ahengi korumak adına doğru bir karardan saparak başka kararları onaylayabilir.

Bu yüzden ayrılığa düşmemek adına

Diğer üyelerin kabul ettiği bir şeyi Kritik etmeden kabul eder.

 

Akran baskısı

Grup üyelerinin karar mekanizmasına etki etmektedir.

Sonuçta bundan gruptakilerin değerleri,

Fikirleri,  davranışları ve inançları etkilenir.

Sürü psikolojisinin sebeplerinden birisi de bu durumdur.

Sürü psikolojisinin oluşumu bilişsel eğilimlerin etkisi ya da sonucu olarak tanımlanır.

Buradaki bilişsel eğilim kavramı, doğru bir karara götüren yörüngeden sapmak anlamında ifade edilebilir.

Sürü psikolojisi tüm yaş gruplarında yaygındır.

Dünyadaki çeşitli sınıflardan farklı insanların ortak özelliklerinden birisidir.

Fakat genç nesil bu dürtüye karşı daha korumasızdır.

Başarılı insanların; alışkanlıklarını, davranış kalıplarını,  İnançlarını vs. izlemek insan doğasının bir eğilimidir.

Başarılı bir insan etrafına güven verir.

Başarılı bir insanın popülerliği ve güvenilirliğinden etkilenmiş bir insan, berrak düşünme gerektiren muhakeme yeteneğini kaybeder.

Politikada sürü psikolojisi ise bir siyasi hareketi sadece popülerliğinden dolayı takip eden seçmenlerde görülmektedir.

Bu gibi sebeplerle seçmenler; Kazanması muhtemel görülen adayları (!) desteklerler.

İnsanların topluluğa uymasının en büyük sebeplerinden birisi,  yalnızlık korkusudur.

Eğer zihnimiz korkularla dolu olmasaydı her zaman mantıklı ve berrak düşünmeye yönelirdik.

Eğer kararlarımız tam olarak mantıklı temellerde değilse, gözümüz kapalı olarak diğerlerini takip etmeye yöneliriz.

Çoğunluğa eşlik edenlerde, Kollektif katılım ve çoğunlukçu kabullerin inançlara daha ağır basması söz konusudur.

Bu davranış,  çoğunluk düşüncesinin yanlış olduğu bilinse bile gerçekleştirilir.

Sürü psikolojisi toplumda insanlar üzerinde zararlara sebep olabilir.

Fakat koşullara bağlı olarak bu zararlı sonuçlar hemen fark edilmeyebilir.

Mesela belli bir düşünceye ya da ırka mensup bir topluluğa karşı Nefret dolu genellemelerin yayılması kabul görürse korkunç nefret Suçları işlenebilir.

İş dünyasında da takım üyeleri, takımının ya da diğer takım üyelerinin Performanslarının belli kısıtlamaları olduğunu göz ardı etmeye Çabalar.

Bunun sebebi, verilen kararların doğruluğuna bakmaksızın sürekli Olarak takımı destekleme eğilimine sahip olmasıdır.

Bunun gibi değişik biçimlerde insanlar sürü psikolojisinin olumsuzluklarını yaşayabilirler.

Karar verme mekanizmamızda, düşünce ve duygularımızdan başka Önemli bir diğer içerik “bilgi”'dir.

Erken yaş döneminde çocuklar ebeveyninden çevreye dair neredeyse Her bilgiyi alırlar.

Bu bilgiler, ebeveynlerin kendi inançları üzerinde temellendirilmiş Bilgilerdir.

Onların düşünceleri zihinlerinde gizlenmiş inançlar aracılığıyla Şekillenir.

Bu, tam olarak sürü psikolojisi kapsamına girmese de bağımsız Düşünme ve zihnin özgür akıcılığından da tam olarak bahsedilemez.

Buna rağmen hayatta, diğer insanlarla etkileşimimiz baz alındığında Genelde vereceğimiz kararlar üzerinde tam bir bağımsızlık söz Konusudur.

Sürü psikolojisi bazı insanların veya diğer canlıların bütün olarak Kendi anlayış ve bilişleri temelinde karar verme kabiliyetinin Yokluğunun bir sonucudur.

Gerçekte toplum baskısı, akımlar, propagandalar vs. içinde tam anlamıyla etkilenmeden kalmamız da imkânsızdır.

Hepimiz karar vermek ve ilerlemek için hayatın kesin gerçeklerini benimsemeliyiz.

Kararlarımızın doğruluğundan tam emin olamasak bile, kendi referans Noktamızı oluşturabilmeliyiz.”

İşte yukarıda izah edildiği amaç;

“Kazanan Tarafta Ol” algısı oluşturmaktır.

Seçimlerden sonra anketlerin foyası ortaya çıkar.

Çoğu sonuçları maniple ettiklerini ikrar ederler. Ama iş işten geçmiştir.

Kıssadan Hisse

Kazanan tarafta değil inandığın tarafta olmaya çalışmalısın.

Saygılarımla

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
18.08.2019 22:10
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum