• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Cüneyt Gökçe  -  Ölçü
Ramazan sonrası Kur'an-ı Kerim
        
Ramazan-ı şerif yaklaştığında; hatta kimi zaman üç ayların başlangıcında Kur'an-ı Kerim'i okumaya yönelik bir takım programların yapıldığı hepimizin malumudur. Bu genellikle şu şekilde gerçekleşir:

a) Otuzar kişilik arkadaş grupları kendi aralarında bir düzenleme yaparak her birisi Kur'an-ı Kerim'in bir cüzünü üstlenir ve belirlenen süre boyunca her gün aynı cüzü okur. Yani, Üç ay ya da Ramazan boyunca her gün aynı cüzü tekrarlar. Böylece her gün ortaklaşa bir hatim bitirilmiş olur. Yine her gün Otuzuncu cüzü okuyan kişi sonunda duayı da okuduğundan hatim duası günlük olarak icra edilmiş olur. Bu uygulama, herkesi sadece bir cüzde hızlandırma ve diğer cüzleri ihmal etme sonucunu doğurması bakımından sakıncalı olmakla birlikte Kur'anla meşguliyet adına yine de faydadan hali değildir.

b) Yine Otuzar kişilik arkadaş grupları bir araya gelerek, belirlenen sürenin ilk gününden itibaren birisi birinci cüzden, diğeri ikinci cüzden, ötekisi üçüncü cüzden… ta otuzuncu kişiye varıncaya kadar ilk gün her birisi sırayla birer cüz okur ve ertesi gün, önceki gün okuduğu cüzden sonraki cüzü okur ve diğer günlerde de sırayı takip eder. Örneğin, ilk gün 26. cüzü okuyan yirmi altıncı adam, ikinci gün 27'yi, üçüncü gün 28'i, dördüncü gün 29'u, beşinci gün 30. cüz ve duayı, altıncı gün 1.cüzü okur. Böylece herkes otuzuncu gün bireysel olarak bir hatim tamamladığı gibi; her gün otuz kişilik bu arkadaş grubu tarafından duasıyla birlikte günlük bir hatim icra edilmiş olur. Kur'an-ı Kerimin bütününü okumayı ve her noktasında hızlı olmayı sağladığından en çok tavsiye edilen uygulama bu olsa gerek…

c) Arkadaş grubu olmaksızın herkesin kendi başına karar vererek ilk gün ilk cüzden başlayıp düzenli olarak her gün bir cüz okur. Üç aylar boyunca ya da sadece Ramazan-ı şerifte günde bir cüz okuma şeklinde bu uygulama devam eder. Bu uygulama da Kur'an-ı Kerimin her tarafını okumayı sağlar ve (b)'deki uygulamadan farksızdır. Tek farkı, bireysel olmasıdır.

d) Ramazan-ı şerif boyunca her gün bilen birisinden dinleyerek günde bir cüz takip etme şeklinde yapılan uygulamalar da vardır. “Mukabele” dediğimiz bu uygulama özellikle yanlışların düzeltilmesi ve eksiklerin tamamlanması bakımından zayıf okuyanlara çok güzel katkı sağlar. Bu uygulamada dikkat edilecek husus, sadece ezbere takip etme yerine harf ve kelimeleri görerek izlemek, eksikleri görüp düzeltmek ve bunu bir eğitim olarak telakki etmektir.

Ancak bu benzeri güzel uygulama ve eğitimler, “mevsimlik” olarak görüldüğünden, Ramazan-ı şeriften sonra on bir ay boyunca Kur'an-ı Kerim rafa kaldırılır ve yüzüne bakılmaz. Unutulur ve ihmal edilir. On bir boyunca hatırlanmayan Kitap'ın içeriği de unutulur; ne istediği, neyi emredip neyi yasakladığı hususu da gündemde uzaklaşır. Oysa gönül arzu eder ki, sadece “mevsimlik” olarak değil, ömür boyu her gün Kur'an-ı Kerim okunsun ve bu bir alışkanlık haline gelsin; bir yaşam biçimi ve hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelsin.

Evet, önemli ve asıl olan Kur'an-ı Kerim'in anlaşılıp yaşanmasıdır. Elbette “mezarlıkta okunmak” ya da “fal bakmak” için inmediği hepimizin malumudur. Ancak, Kur'an-ı Kerimin “iyi anlaşılması” hiç kuşkusuz “iyi okunması” ile mümkündür. Bu ise, sadece belli bir mevsime tahsis edilmemesi gerekir. Bu da, bir program ve planlama dâhilinde işimizin müsaitliği oranında “günlük okumalara” vakit ayırmakla mümkün olabilir.

Kimimiz için belki günde bir cüz, bir kısmımız için belki yarım cüz, diğer bazılarımız için belki üç-beş sayfa okuma fırsatı olabilir. “Tamamı elde edilemeyen büsbütün bırakılmaz” prensibi gereği bu önemli işe az-çok vakit ayırmak durumundayız.

Unutmayalım ki, Kur'an-ı Kerim, Yüce Yaratıcı'nın bizlere seslenişi ve fermanıdır. O, en güzel tefekkür kitabı, en kapsamlı prensipler mecmuası, en makbul dua manzumesi ve kurtuluş vesilesidir.

Kur'an-ı Kerimi okumak, anlamak ve yaşamak dileğiyle…

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2016
22.04.2016
01.04.2016
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
23.10.2020 11:22
Cuma
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum