• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Cüneyt Gökçe  -  Ölçü
Ramazan ve Sabır
        
 On bir ayın Sultanı olarak değerlendirdiğimiz Ramazan-ı Şerif,  bugün başlıyor;
Bakara Suresi’nin 153. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
“Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir.”
Doğrusu sabır, insanı ruhen olgunlaştırır, geliştirir ve güçlendirir. Namaz ise, Allah’a kulluğun, teslimiyetin ve nimetlere şükrün en yüksek ifade biçimi ve aktif, düzenli bir hayatın göstergesidir.
“Sabır” denildiği zaman kuşkusuz aklımıza ilk olarak bela, musibet ve sıkıntılara karşı göstermediğiz tahammül hemencecik gelir. Elbette bu yanlış bir tespit değildir. Aklımıza ilk gelen bu husus doğrudur ve yerinde bir hatırlamadır. Ancak sabır, bundan ibaret değildir.
Sabrın bu çeşidinin yanı sıra ayrıca şu noktalara da dikkat çekmek gerekir; şöyle ki:
Günahlara bolca davet ve çağrıların olduğu bir ortamda günahlara prim vermeyip iltifat etmemek ve kendimizi o bataklıktan kurtarmak elbette bir sabır ürünüdür ve önemli bir sabır türüdür. Gerçekten de o günahlardan uzak durabilmek sabır gerektirir; dayanıklılık gerektirir; tahammül gerektirir. Yani günahlar sürekli bir biçimde, mesai mefhumu tanımaksızın her ortamda seni davet edecek; nefis ve şeytan da nu konuda karşı tarafa destek verecek ve sen her şeye rağmen sabır göstereceksin, tahammül edeceksin ve günahlardan korunacaksın. Elbette ki, bunu sabır kahramanları başarabilir. Demek ki, günahlardan korunabilme becerisi de bir sabır çeşididir.
Diğer taraftan, ibadetlere devam edebilmek için de sabır gereklidir. Hem de ne sabır!
Küçüklüğümde yine Ramazan-ı Şerif yaz mevsimine denk gelmişti. Köy yerinde ekin biçmenin, harman dövmenin ve mahsulü kaldırmanın zamanıydı. Köylü sabahtan akşama çalışıyor ve zor şartlar altında oruç ibadetlerini yerine getiriyorlardı. Bir teravih sonrasıydı; Bedri isimli bir komşumuz hasbi bir şekilde rahmetli babama dedi ki:
“Seyda, vallahi Allah korkusu olmasaydı bu orucu tutamazdım.” Evet, gerçekten şartlar zordu ve Bedri amca, imanının gereğini en net ifadelerle dile getiriyordu. Şu halde Bedri’nin oruç tutabilmesi ve buna devam edebilmesi sabrın en güzel çeşitlerinden biridir. Bizi günahlardan koruyan sabır olduğu gibi ibadetlerimize devam ettiren de sabırdır.
Mesela, günümüz şartlarında sıcak memleketlerde oruç ibadetimizi tutabilmemiz sabır olgunluğuyla ifa edilecektir. Başladığımız zaman korkulacak bir şey olmadığını ve sayılı günlerin tez bittiğini hemen fark ederiz. Yerine getirilmesi gereken önemli ve zorunlu bir görevimiz olmakla birlikte Yüce Mevla’nın bu noktada bizlere vaad ettiği ihsan ve mükâfatların sonsuz ve sınırsız olduğunu da unutmayalım.
Sabrın tüm çeşitlerinde muvaffak olmamız dileğiyle Ramazanınızı tebrik ediyorum.
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2016
22.04.2016
01.04.2016
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
29.09.2020 02:53
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum