• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Cüneyt Gökçe  -  Ölçü
ZAMANINDA ADALET…
        

Çocukluğumun geçtiği köyde rahmetli babam tam yirmi altı yıl imamlık yapmıştı. Her alanda köyün ve köylünün başvuru kaynağıydı. Kimin hangi konuda ne tür problemi olsa gelir Seyda ile paylaşır ve derdine derman bulurdu.

Köylünün Seyda ile paylaştığı önemli konulardan bir tanesi de “adalet” meselesi idi. Aralarında ihtilaf olan iki ya da daha fazla köylü birbirlerine: “Kâ em herne Şeriat”; yani “Haydi Şeriata gidelim” deyip Seyda’nın hakemliğine başvururlardı. “Şeriata gidelim” derken Seyda’ya gidelim de İslam Hukukunun bu konudaki hükmü neyse onu bize söylesin ve aramızda hükmetsin, demek istiyorlardı.

Küçüklüğümüzde çokça rastladığımız böyle bir durumda Seyda, gelenleri güzel bir karşılar ve oturtur. Sonra “davacı kim?” diye sorar; önce onu dinler, diğerlerinin de dikkatli dinlemelerini sağlar. Ardından “davalı” kim ise onu da dinler. Sonunda o konudaki hüküm ve kararını söyler. Gelenleri kucaklaştırıp barıştırır ve onları uğurlardı. Her hangi bir erteleme ve savsaklamanın söz konusu olmadığı bu vaziyetten herkes memnun kalırdı. Çünkü adaletin gecikmesi, ya da geç tahakkuk etmesi söz konusu değildi.

Taraflar, Seyda’nın hakemliğini peşinen kabul ettikleri için her hangi bir darılma, gücenme ve ihtilaf meydana gelmezdi. Böylece toplumsal barış ve huzur da eksik olmazdı. Herkes kardeşçe geçinmeyi kabullenir ve bu durumun avantajından istifade ederdi. Dolayısıyla hiç kimse ihtilaflı meseleleri için mahkemeye başvurmayı düşünmez; problemini zamanında ve yerinde çözümlemeyi tercih ederdi. Seyda’nın ve Seyda gibi etrafta bulunan diğer ulemanın bu gönüllü, samimi ve hasbi hizmetleri adaletin yükünü hafifletiyor ve vatandaşın huzurunu sağlıyordu. Öyle zannediyorum ki, Seyda’nın köyümüzde gönüllü hizmet yaptığı yirmi altı yıllık zaman zarfı içerisinde yirmi altı hadise mahkemeye intikal etmemiştir. Hatta yirmi altı değil; altı olay dahi resmiyete taşınmamıştır. Niçin taşınsın ki; problemler, zamanında halledildikten ve sıkıntılar uzun sürelere yayılmadan çözümlendikten sonra vatandaş kendi huzurunu kendi eliyle niye bozsun ki…

Kuşkusuz, Seyda’nın bu yetkinliği yılların mahsulüydü. Her şeyden önce sonsuz bir güven ve itimat telkin etmiş ve herkesin gönlünde yer almıştı. Herkese aynı yakınlıkta olduğu gibi; herkes de bunu böyle biliyor ve öylece teslim oluyordu. Her hangi meyil ve kayırmanın “şüphe ve ihtimali” dahi yoktu. Bu yüzden bazen örfi becerisiyle bazen ahkâmın detayıyla hükmediyor ve gönülleri fethediyordu.

Doğrusu, günümüzde yıllarca devam eden ve adaletin gecikmesine sebebiyet veren mahkeme oturumlarını gördükçe söz konusu ettiğimiz pratikliğin kıymetini daha iyi anlıyorum. Çünkü hak ve adalet geciktiği zaman; ya da farklı unsurlarla tahakkuk etmediği vakit toplumun huzur ve dengesi bozuluyor. İnsanların karşılıklı kin ve düşmanlıkları artıyor. Olaylar içinde yeni olaylar doğuyor ve işler tamamen sarpa sarıyor, dolaysıyla da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. İlk başta kolay çözümlenebilecek ve sulh ile sonuçlanabilecek basit bir hadise, zamanla yılların mesaisini harcatacak adlî vakalara dönüşebiliyor. Bazen de –elde edilen yanlış deliller veya olumsuz unsurlar sebebiyle– mağdurlar suçlu pozisyonuna düşebiliyor. Kuşkusuz biz burada her hangi bir kişi veya olayı hedefleyerek açıklamalarda bulunmuyoruz ancak genel olarak şunu belirtmek gerekir ki, geç tahakkuk eden ya da etmeyen adalet kaosa, keşmekeşliğe, kargaşaya ve huzursuzluğa sebebiyet verir.

Nice zalimlerin zulümlerini devam ettirdiği ve nice mazlumların inim inim inlediği bir ortamda adaletin tahakkuku son derece zor, ancak gerçekleşmesi de bir o kadar önemlidir. Çünkü bazen “iyi ki ahiret var” dedirtecek pek çok hadiseyle karşılaşıyoruz.

Adaletin tam tahakkuk ettiği bir dünya dileğiyle…

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2016
22.04.2016
01.04.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
20.01.2020 18:26
Pazartesi
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum