• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Bülent Okutan  -  Başyazı
Kızıl denizin, sarı kıyıları!...
        

  (Yerel seçimin ardından-1)

   

Yerel seçimler sonuçlandı. Gazetelerin, tvlerin, internet sitelerinin neredeyse tümü Türkiye haritasında bölgeleri, siyasilerin göz boyaması timsali boyadılar. AKP sarı’ydı, DTP yeşil, CHP kırmızı.İki parça gri ile maviyi saymazsak, ortaya siyasetin renksizliği, namı diğer çok sessizliğimiz çıkıvermişti işte.

 

   Anadolu yarımadasının tüm kıyıları bir çırpıda kıpkırmızı oldu. Ağız ve renk birliği etmişcesine tüm bu medya kuruluşları kırmızıyı da CHP’ye layık gördü, özdeşleştirdi. Mübarek Kızıl komünist parti ya!

 

   Sözüm ona uyanık, iş bilir yazı işleri müdürleri ardından manşetleri  ortak attılar;

 

  ‘CHP ‘Deniz’de var’

 

   Niye?

 

   Baykal, Deniz ya!

 

   O kadar basit mi?

 

   -Evet…

 

  Kime yutturacaksınız?

 

  -Okuyucuya, millete.

 

  Yuh be. Bu kitle o kadar mı saf gözünüzde?

 

  Desem bana dudak büküp hücum edecekler.

 

  -Eeee o zaman niye kıyıdakiler ‘Deniz’ dedi?

 

  Kıyıdalar ya, ondandır demiyeceğime göre, yanıtı çok basit;

 

  ‘Ekmek uğruna’

 

  Her ne kadar ölümün kıyısında olmasalar da, ekmek kavgasının kıyısındalar birader.

 

  Düşünsenize Bodrum, Antalya, Mersin, Alanya, İzmir gibi  turizm ile hayatını idame ettiren yerleşim merkezlerinin başına badem bıyıklı yerel yöneticilerin, katı kuralları ile geldiğini. Onların gelmesi yetmezmiş gibi arkalarından takviye olarak gümüş yüzüklü polis müdürlerinin, kaymakam, valilerin gönderildiğini.

 

   Aynı fikir ve zikirde olan hükümetin, kabinenin de desteği ve göz yummaları ile  ümüklerine çöküldüğünü. İçki, müzik vs. yasakların konduğunu.

 

  İsterler mi?

 

  İstemezler…

 

  Ne yapacaklar? Denize düşmüşler bir kere. Sarılacaklar bir yere.

 

  Ve kızaracak kıyılar haliyle. Domates gibi kıpkırmızı olacak sahiller. Bazılarının lakaplarını çağrıştırarak…

 

  Ama öte yandan ülkenin kalbi, yüreği, dağları, ovaları, bozkırları, hasta benizler gibi hep sapsarı kalacak.

 

  Kimin umurunda?

 

  Nasıl olsa CHP ‘Deniz’de’ var.

 

  Kıyılar  da kıpkızıl.

 

  Oysa bu yer kürede adı kırmızı ile anılan bir tek deniz var. O da Kızıldeniz. O Kızıldeniz’ki, dünyanın en tehlikeli suları. Çünkü köpek balığından geçilmiyor.

 

  Ve ne kadar ilginçtir ki o kızıl denizin kıyıları da çöllerle kaplı, hayat yok ve sapsarı!...

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
06.02.2012
11.06.2011
12.04.2011
04.02.2011
25.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
10.07.2020 10:06
Cuma
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum