• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Bülent Okutan  -  Başyazı
Eğitim şart!...
        

Yaşamımızı zor kılan en büyük etken ne biliyor musunuz?. Ciddi değiliz. Ciddiyetten çok uzağız.

Bana göre iyi yetiştirilmiyoruz. O yüzden de gayri ciddi büyüyüp Sosyal alanları, yaşamı paylaş-maya başladığımız yıllarımızı, başkalarına zehir ediyoruz.

Bunda en büyük etken eğitim. Yani Eğitim şart.

Bir kere   Milli Eğitim Müfredatımız  yanlış. Müfredat da ne demekse!...

On küsur yıl boyunca bizlere havuzların iki yada üç çeşmeyle kaç saatte dolabileceği, ya da Kuzey Amerika’da ki göllerin ismi öğretiliyor. Yaşım kırkbeş. Hala  oturup çeşmeden akan suların bir havuzu ne kadar zamanda doldurduğunu izlemişliğim var, ne de Kuzey Amerika’yı görmüşlüğüm.

Müfredatta ileriki yaşamda işe yarayan şeyler hiç mi öğretilmiyor. Elbette öğretiliyor. Ama kafanız karışık ise öğretilenlerin bir değeri yok ki. Öğretmen sınıfta trafik lambalarını anlatıyor ;

-Bakın çocuklar Kırmızıda duracaksınız, Sarı hazır ol demek, Yeşil ise geç. Önünüzdeki yardımcı ders kitabında ise Ali ve Ayşe kesinlikle yaya. Kaldırımda duruyorlar ve beyaz eldivenli polis amcanın yönettiği kavşakta masum bir gülüşle trafik lambasına bakıyorlar.

Yahu hoca hanım. Bu memleketin bütün çocukları ileriki yaşamlarını yaya olarak mı sürdürecekler. Yooo…Hiç mi bu derslerde geleceğin büyüklerine sürücü olarak yapacakları öğretilmez.

Öğretilmiyor işte. Çünkü müfredatta yok.

Peki  bunların hiç biri direksiyona geçemiyecek mi, ya da bir araba sahibi olacak kadar para kazanamayacak mı?

Zor…

Turist rehberi olup ta Kuzey Amerika’ya gidecekler ile Villalarının bahçelerine havuz yapacaklar hariç tabi.

Çocuk şimdi Turist rehberi olmuş, ya da Havuzcu ve köşe olmuş. (Bunlara ender rastlanır) Haliyle de para kazanmış araba sahibi olmuş.

Yaşı otuzu devirmiş  bizim Turist Rehberi, Vilayet kavşağında Kırmızı yandığı için duruyor. Hooopp Sarı yandı. Ne demişti öğretmen; ‘Sarı yanınca hazır olun’. ılk görev öğrendiğini önündeki araçta bulunan muhtemelen de Havuzculukla geçimini sağlayana  hatırlatmak. Ve eller kornaya ;

-Düüüüttt

Ardından yeşil… Rehber ve Havuzcular yani eğitimleri sayesinde para kazanıp araç sahibi olanların hareket zamanı. Tekrar eller direksiyonun göbeğinde;

-Düüüütttt..

Ortalık düdükten geçilmez iken kaldırımda yürüyen fakirlerin kulakları tırmalanmış kime ne?

Onlar havuz problemlerini çözememişler ve  Kuzey Amerika’nın göllerinden bihaber yetişmişler. Müstehakları. Çözseydiler, öğrenseydiler!...

Öğrenemedikleri için dışarıda kaldılar ve klakson seslerinden de haliyle rahatsız oldular.

şaka bir yana kornalar yüzünden en büyük gürültü kirliliğinin yaşandığı illerden birinde yaşıyoruz biliyor musunuz?

Benim merak ettiğim ise şanlıurfa’da  Belediye Trafik Zabıtaları ile Trafik Polislerinin durumu. Havuz- Çeşme değilse bile hangi problemleri çözme konusunda yeterli oldukları? Ya da onların ve onları o kavşaklara dikenlerin kulaklarında bir problem olup olmadığı?

Velhasıl Eğitim şart!...

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
06.02.2012
11.06.2011
12.04.2011
04.02.2011
25.05.2010
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
14.07.2020 22:20
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum