• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ahmet Karavelioğlu  -  Eğitimci gözüyle
Lüzumsuz utangaçlık ve çekingenlik
        

 

Geçen yazılarımdan birinde STRES’ten bahsetmiştim.

Bugün bu kapsamda aşırı ve lüzumsuz utangaçlık ve çekingenlikle, insan hayatındaki olumsuzlukları anlatmak istiyorum.

Bazı kişiler, toplum içinde oturup-kalkarken, konuşurken, herhangi bir iş yaparken, kızarır-bozarırlar, ellerinde titreme, mahcup olma, korku ve endişesine kapılırlar, çevresindeki insanların, kendilerine alaylı baktıkları zannına kapılırlar. Bu durum onları daha da yanlış yapmaya sevk eder, toplum içine girmekten kaçınırlar. Girmek zorunda kalınca da bunalır, sanki kötü bir şey olacakmış gibi sıkılır, endişe duyarlar. Bazen bu tedirginlik ve gerginlik, panik derecesine varabilir. Bu nedenlerle topluluk içine girmekten çeşitli bahaneler bularak kaçınırlar.

Çevremizdeki bazı insanlarda topluluğa girme, toplulukta konuşma, serbestçe davranabilme konularında çekingenlik yaşadıkları oldukça sık görülebilen bir durumdur.

Bu davranışların temelinde; kişinin çocukken anne- babası tarafından aşırı baskı altında tutulması, şunu yapma, böyle hareket etme, aman ha dikkatli ol, buna elini sürme türünden sürekli kontrol ve tecessüs altında tutulması, çocuğun ürkek, çekingen, kendine güvenemeyecek şekilde yetişmesi, yani bilinçsiz eğitilmesi yatar.

Çocukta sağlam bir kişilik oluşması için, onu kendine öz güveni olan, kendine ve çevresine saygılı mazbut bir eğitimle yetiştirmek gerekir.

Aslında aşırıya kaçmayan utanma bir erdemdir, arkasında kötü olay yatmaz. Fazlası ise bazı huzursuzluklara yol açar, kendini baskı altında hisseder, içinde yanlış davranış korkusu yaratır, içine kapanık bir kişilik oluşmasına sebep olur.

Peki utangaçlık ve çekingenlik durumuna karşı ne yapmalıdır?

En etkili formül üstüne gitme (exposure) metodudur. Kişinin yavaş yavaş toplum içine girmesi, kendine güven duygusu kazanmasıdır. Böylece “Başaramayacağım” düşüncesini yenmesi gerekir.

Arkadaş çevresiyle sık sık diyaloga girmesi, “Çok konuşan” pozisyonuna girmeden, anlamlı konuşma ve sohbetler yapması, karşılaştığı kişiye, ‘Bugün nasılsın, moraller yerinde mi?’ Türünden sorular sorması, kişinin kendine güvenini pekiştirir.

Ayrıca bu tür insanların aşamalı olarak topluluğa girmeye çaba göstermeleri, cesaretlerini tedricen kazanmalarına yol açacaktır. Tedaviyi kolaylaştırıcı bazı ilaçları doktor tavsiyesi ve kontrolü altında almaları da kendilerine güveni arttıracaktır.

Netice olarak herkese umut dolu, neşe dolu, arkadaşça, keşkelerden, acabalardan uzak bir yaşam dileklerimle, mutluluklar diliyorum. 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
18.08.2016
16.05.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
19.01.2020 01:36
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum