• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ahmet Karavelioğlu  -  Eğitimci gözüyle
Müşterek sorumluluklarımız…
        
      İnsanlar birlikte yaşamaya başlamakla, bir takım sorumluluklar almaya ve dayanışma içinde yaşamaya lüzum duymuşlardır.

Peki dayanışma nedir?

Dayanışma; toplum halinde yaşayan insanların birbirlerine karşı duydukları sorumluluk duygusudur.

Bu sorumluluk bazen hukuk ile olur, şöyle ki;

Vatandaşların devletle ve birbirleri ile olan ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünü vardır ki buna hukuk denir.

Her devletin, düzeni sağlamak için hukuk kurallarına ihtiyacı vardır.

Toplum düzenini, insanların yaşamını sağlayan kural ve kanunlar devlet tarafından yapılır. Böylece insanların yaşamlarını, ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürüterek geliştirmek ister.

Bunların dışında biz vatandaşların da sorumlulukları vardır.

Bunları yeterince yerine getiriyor muyuz?

Halbuki günlük yaşantımızda, bilhassa ilimizde sık sık karşılaştığımız olumsuzluklar da vardır.

Bunları gözlemlerimize dayanarak sunmak istiyorum ;

-Apartmanlarda oturan kişiler, mahallede yaşayan bireyler olarak buraların ortak yaşam alanları olduğunu unutmamalıyız.

-Balkon kenarlarını hortum tutarak yıkamak, Alt katlarda yaşayan insanların varlığını düşünmek, Balkonda çamaşırlarının olduğunu hesaba katmak, balkondan 'pat' diye bir şeyler aşağıya atmamak, dış kapı önlerine bir çuval dolusu ayakkabı bırakmamak, bu alanların  müşterek alanlar olduğunu, gerek görüntü ve gerekse nahoş kokular yayılmasının  önüne geçmenin hepimizin görevi olduğunu, çöp poşetlerini dış kapı önüne bırakmanın  çok yanlış bir davranış olduğunu, sigara izmaritlerini merdivenlere atmanın nezaket kurallarına uymadığını düşünmeli, yapanları uyarmalıyız.

-Büyüklerimizin eskiden kalma bir sözü vardır; zararlı bir kişinin mahalleye zarar verdiğini söylerlerdi. Ayrıca bir mahallede, bir apartmanda oturan kişilerin yeri geldiğinde mahallenin, binanın dürüst birer koruyucusu olduğunu, çevresini gözü gibi koruyup-kolladığını biliriz.

-Yine zaman zaman şehir içi otobüslerde, minibüslerde şahit olduğumuz; çok yüksek sesle konuşmalar, bir yaşlı, bir kadın veya engelli geldiğinde onlara saygı gereği yer vermemek veya görmezden gelmek bizim güzel değerlerimize hiç uymamaktadır.

-Caddelere-sokaklara ulu orta tükürmeler, sigara izmaritlerini araba penceresinden dışarı dökmeler, yüce dinimizin ulvi değerleri ile (Temizlik imandandır) hiç mi hiç bağdaşmamaktadır.

-Park ve bahçelerin hepimizin yaşam alanları olduğunu, ağaç dallarını kıran çocuklara, çimenlere ulu orta basan vatandaşlara bu davranışlarının yanlış olduğunu hatırlatmak durumundayız. Parkların uyku alanları, mangal keyfi yapılan yerler olamayacağını bilmemiz gerekir.

-Caddelerin pazar yeri olmadığını, manav ve bakkalların üzeri açık kuru Urfa isotu, salçası, çay, baharat, prinç-bulgur v.b-gıda maddeleri satışının hem yanlış, hem de sağlık açısından sakıncalı olduğunu bilmeli, ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca da buraların denetim ve kontrolleri sıkıca yapılmalıdır.

-Yazın sıcak günlerinde, tatlıcı dükkanlarında eldivensiz dondurma satışları, Kasapların parmakla sıyırıp kıyma et satmaları, aynı bardaklardan meyan şerbetinin sunuluşu, taziyelerde yüzlerce kişinin aynı fincandan mırra içişi eğiterek ve denetleyerek engellenmelidir.

-Fırınlarda çalışanların başlarında başlık, ağızlarında maske türünden koruyucuların olması, çalışma anında sigara içilmemesi, çalışanların hijyen kurallarına uygun giyinmeleri, çalışmalarının ve denetimlerinin ciddiyetle yapılması, toplum sağlığı açısından çok önemlidir.

Bu söylediklerimizi çoğaltabiliriz.

Yukarıda sıraladığımız olumlu-olumsuz davranışlar nihayet eğitim ile daha mükemmel hale dönüştürülür.

Yani insanların toplum içinde yerlerini almaları, topluma ve kendilerine yararlı olmaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayış kazanılması-kazandırılması ile mümkün olur.

Olumsuzlukların az, güzelliklerin çok olması dileklerimle kalın sağlıcakla.

Saygılar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
18.08.2016
16.05.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
25.02.2020 00:08
Salı
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum