• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ahmet Karavelioğlu  -  Eğitimci gözüyle
İbret almak...
        
        Günümüzün en büyük sıkıntılarından biri de bilhassa gençliğimizin müptelası olduğu uyuşturucu alışkanlığı, yetişkinlerde dahi görülen alkol bağımlılığı, aile denetiminden uzak çocuklarda, gençlerde tiner, esrar, eroin v.b gibi gençleri uçuruma sürükleyen öldürücü alışkanlıklardır.

Bunlar gibi toplumsal sorunlarımızı çözmede, anne-babalara, eğitimcilere, çevre duyarlılığı olan herkese büyük görevler düşer.

Anne-baba, çocuklarının en büyük rol modelidir. Onlara yaşantılarıyla en büyük yol gösterici ve örnektirler.

Bir baba kendisi gece-gündüz alkol alıyor, geceleri çocuklar yattıktan sonra çok geç saatlerde eve geliyorsa, anne aile sıcaklığını koruyamıyor, evde huzursuzluk kaynağı oluyorsa, çocukları bu durumlardan çok etkilenecek ve yanlış yollara sapacaktır.

Bu duruma tarihi bir olayla, ibret olması açısından örnek vereceğim:

Biliyorsunuz Anadolu aynı zamanda erenler yurdu, evliyalar ocağıdır. En büyük şehirlerimizden, en ücra köylerimize kadar nerede olursak olalım, mutlu anlarımızda, çaresiz zamanlarımızda bize gülümseyen, cesaret kıvılcımı şeklinde bizleri selamlayan, büyük bir türbe yahut efsaneye dönüşmüş bir olay karşımıza çıkar.

İşte kıssadan bir hisse;

Yıldırım Beyazıt, Nigbolu zaferi ganimet mallarıyla, yüce Allah'a bir şükran ifadesi olarak Bursa Ulu Caminin açılış törenine bütün Bursa halkı ile beraber damadı Emir Sultan'ı da davet eder ve Ulu Cami'yi Emir Sultan'a gezdirdikten sonra sorar: 'Beğendin mi efendim?'

Emir Sultan'ın Ulu Camiye övgü dolu cevabı bir soru ile sona erer 'Güzel, çok güzel ama bir eksiği var' ve sonra Emir merakla kendisine bakan, aynı zamanda kayınpederi olan hünkar'a (Padişah Yıldırım Beyazıt) gülümseyerek 'Hani bunun meyhanesi?' Diye sorar.

Bu soru sebepsiz değildir.

Mürşit, hünkar'ın içkiye olan düşkünlüğünü biliyor ve buna üzülüyordu. Yıldırım bu müşkülden müşkül soruyu gene bir soruyla karşılar: 'Burası Tanrı evi değil mi? Allah'ın evinde meyhanenin işi ne?' Emir Sultan da zaten bunu istiyordu ve ekler: 'Tanrı evidir ama kul yapısıdır. İnsan elinden çıkmıştır. Sen Allah elinden çıkmış vücudunu -ki asıl Tanrının evi odur- bir meyhane haline getirmekten çekinmiyorsun da içkiyi, bu taş-toprak yapısının içine sokmaktan mı korkuyorsun?' der.

Bir bakıma derler ki o günden sonra koca hünkâr ağzına bir damla içki koymamış. Emir'in emrini yerine getirmiş.

Emir sultan dervişleri

Tesbih ü sena işleri

Dizilmiş huma kuşları

Emir Sultan Türbesine!


Hepimize ibret olması dileğiyle.

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
18.08.2016
16.05.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
19.01.2020 01:20
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum