• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
Ahmet Karavelioğlu  -  Eğitimci gözüyle
TAKVİMLER (Rumi-Hicri-Miladi)
        

İnsanoğlu, varoluşundan bugüne zamanı yıllara, aylara, günlere ayıran yöntemler arayıp bulmuştur. Biz buna Takvim diyoruz. Yüz yılda takvimlerdeki zaman sürelerinden biridir.

Zamanın akışını değerlendirmek için kullanılan ilk sistemlerin temeli, Tarım ve Hayvancılığın gelişmesiyle ilintilidir.

Bu durum tarih öncesi insanın yağışlar, kuraklık gibi iklimsel olayların veya hayvanların çiftleşmesi, üremesi, yaprakların yeşermesi, dökülmesi, meyvelerin olgunlaşması gibi bitkiler dünyasına ait olayların dönemsel olarak tekrarlanması ile aynı evreleri, güneşin gökyüzünde konumunun değişmesi, yıldızların 24 saat içinde zaman zaman gözükmesi veya kaybolması gibi astronomi olaylarının rutin olarak tekrarlanışı arasında benzerlikler kurmuş olması düşünülebilir. Ancak bu doğa olaylarının takvim düzenlenmesinde kullanılması neolitik çağda gerçekleşmiştir.

İnsanın zamanı bölmek için ilk olarak izlenmesi en kolay olan ayın hareketlerinden yararlandığı sanılmaktadır.

Meselâ ayın evrelerinden olan iki dolunay veya iki yeni ay arasındaki zaman parçası olan ay kavramına buradan gidildiği sanılmaktadır. Bu dönem yaklaşık 29 gündür.

Hafta kavramı da, ayın evrelerinden birine uygun düşen bir dönem olarak tekrarlanmış olabilir (Yeni ay= birinci dördün; Dolunay= İkinci dördün)

Tarihte geçmişten bugüne pek çok takvim kullanılmıştır. Günümüzde de takvimlerde çeşitlilik mevcuttur.

Geçmişteki takvimlerin adlarını kısaca yazacak olursak, bunlar; Mısır takvimi, Yunan takvimi, Jülyen takvimi, Gregoryen (Miladi) takvimi, Yahudi takvimi gibi.

Günümüzde kullanılan takvimler ise;

1-Hicri takvim;

Ayın dünya çevresindeki dönüşümünü temel alan ve Hz.Muhammed’in 622 yılında Mekke’den Medine’ye göçünü başlangıç kabul eden takvimdir. Yıllar 12 aya bölünmüştür. Aylar sırayla bir 30, bir 29 çeker ve yaklaşık olarak yeni ayla başlar. Yıl normal olarak 354 gündür. Bu yüzden güneş yılına göre her 32 1/2 yılda bir kaybedilir. Dokuzuncu ay oruç ayı olan Ramazan’dır. Bugün İslam ülkelerinin çoğunda kullanılan takvimdir.

Hicri takvimin başlangıcı 1 Muharrem Miladi (16 Temmuz) 622’dir. Hicret Muharrem ayında gerçekleştiğinden bu ay yılın ilk ayıdır.

Osmanlı döneminde 1089 yılında (Miladi 1678 yılı) başlayarak sınırlı biçimde 1089 yılında (Miladi 1678) yılı başlayarak sınırlı biçimde 1256’dan (Miladi 1840) başlayarak da yaygın biçimde, 1256’dan (Miladi 1840) başlayarak da yaygın biçimde kullanılmış, Cumhuriyet’in ilanından sonra Miladi takvim kullanımına geçerek hicri takvim terk edilmiştir. (1926)

2- RUMİ Takvim:

Hz.Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç tarihi başlangıç olmakla birlikte, güneş yılına göre düzenlenmiştir. Bu nedenle Hicri takvimden daha ileridir. Rumi yıl M.S. 584 yılında başlar. Bu nedenle Rumi yılı bulmak için Miladi yıldan 584 çıkarılır.

“Rumi takvim”, Miladi 1840 (Hicri 1256) yılına kadar ‘Hicri Takvim’ üzerine, bu tarihten sonra ise dünyanın güneş etrafında dönüşünü temel alan ‘Şemsi Takvim’ sistemi üzerine kurulmuş karma bir takvim sistemidir. Yılbaşı 01 Mart olup bir yıl 365 gündür.

3- MİLADİ Takvim:

İsa Peygamber’in doğumunu başlangıç olarak alan takvimdir.  Ülkemizde 1 Ocak 1926’dan başlayarak kullanılmaya başlamıştır. 24 saat bir gün olarak kabul edilmiştir.

Dünyada en yaygın olarak kullanılan takvimdir.

Dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı ‘1 yıl’ olarak kabul eder.

Yukarıda takvimler konusunda bilgi vermeye çalıştım. İçinde bulunduğumuz Muharrem ayının acılardan uzak, ailemize, milletimize, tüm İslâm âlemine, insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
18.08.2016
16.05.2016
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
19.01.2020 02:13
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum