• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler






 
  
Nejat Karagöz  -  Nejat Karagöz
ACILARI YARIŞTIRMAK
        
 


Sözlerimin başında, ta en başa şunu yazıyorum:

Gözyaşının rengi, acının ve sevincin dili, rengi, ırkı, etnisitesi yoktur!

Kim, hangi gaye ve emele hizmet ederek insana kıyıyorsa, o canidir, katildir, lanetlidir!

Gelelim mevzuya: Asker olan eşini ziyaretten dönen bir kadıncağız ve bebeğinin, yola döşenen bir bombanın patlatılması sonucu katledilmiş olmasına kim rıza gösterebilir, kim oh olsun diyebilecek kadar alçalabilir?

T24’ten Oya Baydar’dan iki satırlık bir alıntıyı araya sıkıştırıp devam edelim: “Bebeğiyle birlikte o genç kadın, size bana kapalı olan tehlikelerle dolu o yollarda yanında eskort, güvenlik, vb olmadan neden bırakıldı, eşine doğum gününde sürpriz yapabilmesi için neden bir helikopter tahsisinden bile kaçınıldı?”

Bu, böyle de yakın-uzak geçmişte başka türlü, başka ellerle, başka silahlarla katledilmiş masumlar için de aynı şeyi söylemeyelim mi?

Söyleyeceğiz, söylemeliyiz…

Havan topuyla parçalan minik bedenlere de, cesedi günlerce sokak ortasında bırakılan, alınmasına izin bile verilmeyen kadıncağıza da, her ne sebeple olursa olsun, öldürüldükten sonra cesedi arabaların arkasına bağlanıp sokaklarda sürüklenen delikanlıya da yüreğimiz titreyecek, gözlerimiz yaşaracaktır. Çünkü acının rengi, dili, vatanı, ırkı yoktur.

Ne ki, acıları yarıştırmadan, “Ama sen de şunu kınamadın…”, ”Ama sen de buna üzülmedin…” düzeyine inmeden, herkesin acısına, herkesin ölüsüne, saygı duyarak, her ananın yüreğinin aynı şekilde yandığını asla akıldan çıkarmayarak…

Bu satırları yazarken bile pek çoğunuzun farklı merceklerle olaylara baktığını biliyor, açık yüreklilikle belirtmek gerekirse bu farklı merceklerden farklı şeyler görünmesinden müteessir oluyorum.

Etnik farklılıkların bu topraklarda nasıl algılandığını biliyoruz. Açın medya arşivlerini, sizler de görürsünüz. Bakın sosyal medyaya orada da fark edersiniz acı ve kaskatı gerçeği. Ama buralarda eğleşmek niyetinde değilim; benim asıl derdim ne biliyor musunuz?

Hatırlayın: Amerika Irak’ı işgal etmiş, on binlerce insanı yerinden yurdundan sürmüş, binlercesini katletmiş ama televizyon ekranlarında petrole bulanmış bir karabatak kuşuna ağıtlar yakılıyor… Bütün dünya, bu zavallı kuşun bu hale gelmesinin sebebi olarak da Saddam’ı görüyor ve avazı çıktığı kadar bağırıp, küfrediyor… Sanırsınız Saddam Amerika’yı işgal etmiş de kuşlara zulmediyor.

Bu ahlaksızlığın, bu alçaklığın bizim toplumumuzda da iştihar etmesinden endişe duyuyorum, bundan tedirgin oluyorum, bundan korkuyorum…

İnsana insan olduğu için acımadığımız, diniyle, kimliğiyle, cinsiyetiyle, aidiyetiyle ilgilendiğimiz sürece bize insan denemeyeceğini haykırmak istiyorum.

Gelin önce İNSANLIK zemininde buluşalım. Birlikte ağlayıp, sevineceğimiz şeyler hala pek çok zira…

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
OSMAN DENİZ
20.08.2018 12:51:44
Sayın Yazar Ağabeyim! Aslında Çoktan Bölünmüşüz De Çoğumuzun Haberi Yok. "Onlar Kötü Biz İyi, Biz Şehit Onlar Ölü, Onlar İşgalci Biz Mazlum, Onlar Bölücü Biz Birleştirici" Gibi Sözler Olduğu Müddetçe Zaten Toplum Bölünmüş Olur Malesef. Sonuç Olarak Ortada Yıllardır Kardeş Kavgası Vardır. Mevlana Celalettin'in Bize Öğrettiği Sevgi Ve Merhamet Kavramlarını Hayatımıza Koymazsak Malesef Huzur Bulamayız. Savaşın Da Bir Şerefi Vardır. Savaşta, Savaşçı Olmayan Kadın Ve Çocuk Öldüren Şereften Yoksundur. Bir Kadın Savaşçı Da Olsa Öldürüldükten Sonra Çıplak Vücudunu Teşhir Eden Hem Şeref Hem Namustan Yoksundur. Birilerinin(Kim Olursa Olsun) Bize: "Bu Öldürülene Üzülmek, Öteki Öldürülene Sevinmek Devrimciliktir. Veye Milli,Yerli Ve Dini Bir Vazifedir" Demelerinin Boşa Çıkması Gerekiyor. Aklımız Ve Vicdanımızla(Başkasının Aklıyla Değil) Hareket Edersek Daha Huzurlu Oluruz. Tüm Acılı Ailelere Allahtan Sabır Diliyorum. Şu Mübarek Günlerde "Filan Yerde Şu Kadar Terörist İmha Edildi, Bu Kadar Asker Şehit Oldu" Haberlerini Duymamak(Olay Yaşanmaması) Umuduyla Herkesin Bayramını Kutlar. Sevgi İle Kalın.
  Yazarın Önceki Yazıları
01.09.2018
28.06.2018
22.06.2018
06.06.2018
20.04.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
23.09.2018 21:51
Pazar
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum