• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
Neden? Cumhuriyet
        

Biliyoruz ki bütün insanlık; Derebeyi, Kral, Şah, Padişah, Hakan, Sultan gibi; “Tek kişiye bağlı bir egemenlik” tarafından yönetilerek bugünlere geldi.

Cumhuriyet ise; Halkın yönetime katılabildiği ve söz sahibi olduğu yönetim biçimidir.

Kralların, Padişahların yönetimini değiştirmek, Diktatörleri uzaklaştırmak, O kadar da kolay olmamış tabi.

Dünyada hala eskinin örnekleri var.

Toplumlar, uzun yıllar mücadele vererek, “Babadan Oğula Geçme” bir sisteme son verip Cumhuriyete kavuşmuş.

Böylece Cumhuriyet, Devlet yönetimini bir kişinin, Bir ailenin ya da bir zümrenin elinden alarak ulusun tamamına vermiştir.

 

Bir ülkenin adında Cumhuriyet olması yetmez.

Eğer demokrasiyle birleştirilmemişse, Demokrasi işlemiyorsa, İnsanlar eşit haklara sahip göründüğü halde Bu haklarını kullanamıyorlarsa o sistem Cumhuriyet olamaz.

Eğer bir yönetim size özgürlüklerinizi, Haklarınızı kullanma olanağı ve fırsatı vermiyorsa Cumhuriyet zedelenmiştir.

 

Bir bakıma Cumhuriyet, seçme ve seçilme hakkı demektir. Cumhuriyette demokrasinin insanlara verdiği en önemli hak, Yönetenleri özgürce seçebilmesidir.

Hiçbir ülke için Cumhuriyetin anlamı “Türkiye” kadar değerli olamaz.

 

Yedi düvelle savaşa savaşa, Yenilmiş, Topraklarının büyük bölümünü yitirmiş, Yıkılmış, Harap bir imparatorluğun arta kalan toprakları üzerinde kurulduğunda; Kara sabana dayalı ve kendi ihtiyacını karşılayacak üretimi yapmaktan bile uzak bir tarım toplumu, Cumhuriyetle, aradan geçen sürede bir yandan Osmanlı’nın borçlarını öderken, Aynı zamanda hızla kalkınarak 2000’li yıllarda Sanayi ihracatçısı ve bölgesinin en güçlü ekonomisi haline gelmiştir.

29 Ekim 1923, Yok edilmek istenen bir ulusun Kurtuluş savaşıyla kazandığı zaferleri perçinlediği tarihtir.

 

Cumhuriyet, 29 Ekim 1923 tarihinde Tüm dünyada sadece iki ülkede daha var olan idare şeklidir.

 

Cumhuriyet bunun için bile çok değerlidir bizim için.

 

Osmanlı Devleti’nin en geniş sınırlarına ulaştığı 1699 yılında,  Yüzölçümü 24 milyon km2'yi bulan topraklarından kalan kısmından, 4 milyon km2'den fazla bir toprak, 1913 ile 1923 yılları arasını kapsayan sadece 10 yıl içinde kaybedilmiş, Kalan yaklaşık 780.000 kilometresi üzerinde kurulan yeni devletin idare şeklidir, “Cumhuriyet.”

 

Osmanlı Devleti'nden, Dörtte üçü köylerde yaşayan ve Tamamen ilkel koşullarda üretim yapan bir tarım toplumu devralan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılında 12,5 milyon olan nüfusu aradan geçen 93 yılda yaklaşık yedi katlık artışla 72 milyona gelmekle kalmamış, Kuruluşta nüfusun dörtte üçü köylerde yaşarken, Bu dağılım da tersine çevrilmiştir son yıllarda artık.

 

Onuncu yıl marşında:

 

“Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;

Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.”

 

Diyenlerin vatanıdır, Bu Cumhuriyet.

 

“Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;

İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;

Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;

Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.”

 

Diyerek, tüm Mazlum milletlere rehber olanların vatanıdır, Bu Cumhuriyet.

 

“Yaralanmış Temiz Alnından Uzanmış Yatıyor; Bir Hilal Uğruna Ya Rab, Ne Güneşler Batıyor!”,

 

Dediğimiz tarihe sığmayan şehitlerimizin kanları ile sulanan topraklar üzerinde kurulmuştur, Bu Cumhuriyet.

 

O, sadece halkın kendi kendini yönetmesi demek değildir Ve Cumhuriyetin bizim için çok daha derin anlamları vardır.

 

O yükselen yeni nesil; Ellerindeki vasiyet belgesini, Beyin kıvrımlarına ve yüreklerine özenle ve silinmeyecek şekilde işleyerek belki de Cumhuriyete karşı en büyük görev ve sorumluluklarını da yerine getirerek, Demokrasiyi tanıttılar bu ülkeye. Ümmet olmaktan halk olmaya gidecek yolun taşlarını döşediler.

 

Alt yapısı ve sınıf bilinci bizden çok daha gelişmiş koskoca Sovyet İmparatorluğunun bile varlığını sürdürebilmek için ancak seksen yıl dayanabildiği yüzyılımız tarihinin sayfaları içinde Biz yarınla ilgili beklentiler ve umutlarımızda sıfır noktasında değilsek Ve içimizdeki coşku hala bir şekilde ve Bir yerlerde kendini gösterebiliyorsa bunun da tek nedeni; Duvarlardaki resimleri birilerinin gözlerini fazla rahatsız eden, O büyük Önder ve Başkomutan ATATÜRK’ tür.

Cumhuriyet; Türk milleti için yaşam tarzının değişmesi, Gelişmesi ve modernleşmesi anlamına da gelir.

Cumhuriyet, Demokrasi demektir; Eşitlik demektir; Haklar ve Özgürlükler, “Kulluktan” çıkıp “Vatandaş” olmaktır.

 

Ve ATATÜRK demektir.

Cumhuriyet bizim için Özgürlük ve Bağımsızlıktır.

 

Ortak bir kültür mozaiği yaratan Cumhuriyet; Horon ile Zeybeği, Halay ile Harmandalıyı, Doğu ile Batıyı, Kuzey ile Güneyi buluşturandır.

 

1923’te %90 ‘ı kara cahil olan bir toplum için; Cumhuriyet, Okumadır, Yazmadır, Öğrenmedir, Aydınlanmadır.

Daha da ötesi;

Fabrikadır, Demiryoludur, Kalkınmadır.

 

Ama Bugün Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü Bir Bayram değil Savunma ve Koruma mekanizmalarının harekete geçişi olarak yaşıyoruz.

 

Tüm korkularımızı konuşarak, ortak akıl oluşturarak, Birbirimizi anlayarak, Bu Cumhuriyeti daha da yücelterek, Kurucu iradeye olan “Borcumuzu” ödememiz dileğiyle.

 

Saygılarımla.

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

 

28. Ekim. 2016 ŞANLIURFA

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
Beyaz Gölge
02.11.2016 14:49:07
Yüzüncü Yılına Varmak Üzere Olan Bir Yönetimin, Uygulandığı Ülkede Hala Halledemediği Bir Yığın Sorun Duruyorsa!Üzerinde Yaşayan Kimlikler Arasında Bir Ortak Yönetim, Ortak Anayasa, Ortak Paylaşım,Aynı Hedef Ve İdealler Hala Oluşturulmamışsa? Ülkede Güçlü Olan, Haklı Oluyorsa?Evrensel Değerlere Sahip Gerçek Bir İnsan Hakları Ve Demokrasi Yaşama Sirayet Etmemişse?Ülke Hala On Yılda Bir Dikta Heveslisi Ordu Tarafından, İdareye El Koyulmaya Çalışılıyorsa?Milli Gelirin Yüzde Seksenini,Hala Yüzde Yirmilik Krema Kesimi Yiyiyorsa?Tbmm 'De Halkın Gerçek Temsilcileri Değil De,Parti Gnl.Başkanlarının Parmak Kaldırmaktan Öteye Gidemeyen Emir Kulu Memurları! Beni Yönetiyorsa? Mevcut Bu Yönetime Evrensel Çapta Bir Modern,Çağdaş,Demokratik,Her Kesimi Gönlünde Taşıyan Bir Cumhuriyet Rejimi Diyebilir Miyiz??
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
16.10.2019 04:56
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum