• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler
 
  
İbrahim OKUYAN  -  Sözün Özü
Organize Sanayi Bölgesi Su Temini Bilmecesi
        


 

Urfa denilince ilk akla gelen iki mekân vardır.

 İnsanlardan kaçmayan kutsal balıkları ile Balıklı Göl ve Son yıllarda dünya gündemine oturan dünya tarihinin yeniden yazılmasına yol açan, tüm ezberleri yerle bir eden ve de tesadüfen bulunan Göbekli Tepe.

 Urfa turizmi için en önemli iki mekân.

Ancak geçmişte,2005 yılında; Üç semavi dinin mensupları tarafından da kutsal sayılan Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölünde (Balıklı Göl) yaşayan Kutsal Balıkların yaşamı,

Su kaynaklarının azalması ve kirlilik sebebiyle tehlike altına girmiştir.

Göle deşarj olan yer altı suları azalmış, sular kirlenmiş ve toplu balık ölümleri olmuştur.

Bunun üzerine; DSİ XV. Bölge Müdürlüğünce tarafından, “Şanlıurfa Merkez Halil-ür Rahman Gölü ve Çevresi Hidrojeoloji Raporu” Hazırlanmış Şanlıurfa Valiliğine sunulmuştur.

Bu raporda kirlenme sebepleriyle, Balıklı Göl kaynağındaki su debisinin düşme sebepleri belirtilmiştir.

 

Bu rapor neticesinde, acilen, ilk tedbir olarak; 14.09.2006 tarihli 26289 sayılı resmi gazetede yayınlanan, “Halil-ür Rahman Göl Kaynaklarını Besleyen Havzanın Yeraltı Suyu İşletilmesine Yasaklanması”, konulu Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmıştır.

 

Bu kararı müteakiben su çekimi yapan kuyular tespit edilmiş ve kapatılması için çalışma başlatılmıştır.

 

DSİ tarafından konu ile ilgili olarak; İnşaat Yüksek Mühendisi Ender Okuyana, “Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü havzasının Beslenmesi ve Organize Sanayi Bölgesine Su Temini Projesi İstikşaf Raporu”  Hazırlatılmıştır.

 

Raporun amacı bir durum tespiti yapılıp neler yapılması konusunda bir karar almaya yöneliktir.

 

Raporda özetle;

1-“Şanlıurfa İçme suyu Arıtma Tesisi girişindeki ham su hattındaki DN 1200’lük branşmandan alınan suyun öncelikle Balıklı Gölü besleyen akifere daha sonra da Organize Sanayi Bölgesindeki haznelere en uygun yoldan ulaştırılması” hedeflenmiştir.

 

2-“En uygun çözüm en kısa olan hattır.” prensibi esas alınmıştır.

 3-Öncelikle 545 lt /sn’lik (OSB’nin ihtiyacı olan 50,000 m3/gün) debi için boru optimizasyonları (en uygun çözümü bulma) yapılmıştır.

4-Daha sonra valilikte yapılan toplantıda Organize Sanayi Bölgesinin, bu yöredeki 14 köyün ve hayvan pazarının 200 lt /sn’lik ihtiyacı, Balıklı Gölü besleyen Direkli Akiferinin beslenmesi ve ileriki ilave su talepleri düşünülerek DN 1000’lik hattın seçilmesi uygun görülmüştür.

5-Bu çap ile 1.65 m3/s’lik debi ekonomik olarak iletilebilmektedir.

 6-Çözüm alternatifleri üretilirken kamulaştırma bedeli, belediye imar sahaları (mevcut doğalgaz, su kanalizasyon vs.), yol geçişleri, iletim hattının uzunluğu, enerji temini, topografyanın elverişsizliği gibi maliyeti artırıcı faktörler göz önüne alınarak uygun olan muhtelif güzergâhlar seçilmiştir.

7-Alternatifler karşılaştırılırken su alma kotu 504,5 m yani kanal su kotu olarak alınmıştır. 

8-Her seçenek kendi içinde farklı çaplardaki borulara göre değerlendirilmiş ve o seçenek için en uygun çap tayin edilmiştir.

9-Boru ve enerji maliyetleri toplamını asgari kılacak çaplar seçilmiştir. 

10-Senelik amortisman (yıpranma Payı) gideri %5, faiz gideri ise %12 alınmıştır.

11-Yapılan çalışmada 6 alternatif güzergâh kritik edilmiştir.

12- Ekonomik olarak en avantajlı seçenek alternatif 5 olmasına rağmen ekonomik olarak ikinci en uygun olan alternatif 4,  çözüm olarak mütalaa edilmiştir.

Bunun sebebi proje hedeflerinden olan Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü havzasının Beslenmesi yani Direkli Akiferinin (Ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen (yüksek permeabiliteli) ve yeterince hızlı taşıyabilen (iletken) geçirimli jeolojik birimler.) beslenmesine rahatlıkla hizmet edebilecek olmasıdır.

 13- Alternatif 4’te tünel çıkış ağzındaki ana iletim kanalından alınan su kendi cazibesiyle inşaatı devam eden Güneydoğu Çevre Yolu’nu takip ederek yeni stadyumun yanından Cavsak Deresi yanındaki pompa istasyonuna gelmektedir (497 kotları).

Buradan terfi ettirilen su Karakoyun Deresini takip ederek Direkli Mevkiine kadar (550 kotları) gelmektedir.

 14- Buradan terfi ettirilen su; Evren Sanayi civarından Gaziantep Yoluna çıkıp, Bu yolun güzergâhını takip ederek Organize Sanayi Bölgesi’ne, 720-722 kotlarına terfi ile iletilmektedir.

 15-Konu ile ilgili yapılan toplantılarda ileriki su ihtiyaçlarını da göz önüne alınarak alternatif 4 güzergâhı üzerinde DN 1000’lik boru çapının seçilmesi uygun mütalaa edilmiştir.

16-Bu güzergâh üzerinde DN 1000’lik boru çapı ile 1.65 m3/sn’lik bir su kapasitesi sağlanmaktadır.

 

17-İşin mali boyutu 17.820.011,00 TL olarak hesaplanmıştır.

 

DSİ tarafından hazırlatılan bu rapor, ilgili birimlere iletilmiştir.

 

Konu; Balıkların toplu ölümleri olarak devletin en üst kademelerinde yankı bulmuş Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdogan, Şanlıurfa’yı ziyaretlerinde her türlü desteği vereceğini bizzat müjdelemişti.

 

Bu maksatla Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ve Ticaret Sanayi Odasınca bir rapor hazırlanmış yaklaşık 30 trilyonluk ( DSİ ce öngörülenin yaklaşık iki katı) bir yatırım ön görülmüştür.

 

Bu raporu Ticaret Sanayi Odasında incelemek imkânı bulmuştum.

 

Raporda Karakoyun Deresi Kanal Kesiti içinde 2*2 lik bir beton box içinde 1000 lik boru ile iletim hattı öngörülüyordu.

 

Bu çılgınlıktı.

 

Taşkın Deresi kesiti daraltılmazdı.

 

O taşkın deresini DSİ realize etmişti.

 

DSİ ye gittim.

Arkadaşlara nasıl böyle bir şeye izin verirsiniz dedim.

 

Proje bize ait değil dediler.

 

Gerekli uyarıyı derhal maille TSO başkanına da ilettim.

 

Ve bir yazı yazdım.

 

Urfa Hizmet Gazetesinde yayınlandı.

 

Şimdilik 7 yıl önce yazdıklarımı hatırlayalım.

 

Sonra detaya gireriz.

 

“HALİL-ÜR RAHMAN GÖLÜ KURUMASIN!

 

Halil-Ür Rahman Gölü suyunun kuruması ve balık ölümleri şu günlerin güncel konusudur.

 

Bu konuda , Şanlıurfa Ticaret Sanayi Odası Başkanı Sayın Sabri Ertekin ve uzun yıllar çalışmakla gurur duyduğum Devlet Su İşleri yetkileriyle yaptığım görüşmeleri ve önerilerimi kamuoyunun bilgisine sunmak amacı ile aşağıdaki yazıyı yazmış bulunmaktayım..

 

Halil-Ür Rahman Gölü, tarihsel geçmişi ve balıklarıyla şehrimize gelen yabancıların ilgi odağı bir yerdir.

Geçtiğimiz yıllarda, Şimdilerde Mardin Valisi olan Sayın Hasan Duruer başkanlığında, Sayın Ahmet Al, Sayın Abdülkadir Öcal, Sayın Mahmut Elihoş ve daha birçok arkadaşımızın ve Sayın Necmeddin Cevheri’nin üstün gayretleriyle,

Balıklı göl ve çevresi, Şehrimizin önemli bir turistik ve dinlenme merkezi haline gelmiştir.

 

1970 li yıllarda, DSİ içme suyu projeleri realize edilmeden önce belediye tarafından Balık gölden, bazı mahallelere (kale ve Yakubiye) sadece klorlanarak direk su verilmek zorunda kalınmıştır.

 

1975 yılında nüfusu 130 000 olan Şanlıurfa şehrine Direkli, Cavsak, Kehriz suyu, Yeraltı suyu (4 kuyu ) ve Balıklı göl kaynağından (!) temin edilen toplam 220 lt /sn su verilmekteydi.

 

1980 yılında; Abone sayısı 25.679, Sarf edilen su miktarı 7.692.800 m3 (yıllık),

Şehre verilen su miktarı ortalama 240 litre/sn (Balıklı göl (!) kaynağından 60 litre/sn, Direkli kaynağından 100 litre /sn, Kerhiz suyu kaynağından 15 litre /sn, 1973,1974 te açılan DSİ kuyularından 60 litre /sn, Cavsak kaynağından 5 litre /sn ) verilmekteydi.

 

DSİ 15.Bölge Müdürlüğü kurulması ile Urfa’nın su konusuna derhal el atmıştır.

 

Bu maksatla;

1053 sayılı kanunun 10.maddesine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne, Nüfusu 100 000 i aşan şehirlere içme-kullanma ve endüstri suyu sağlanması konusunda 6200 sayılı kanunun 37.maddesindeki limitler dâhilinde gelecek yıllara yayılı taahhütlere girişme yetkisi veren Bakanlar kurulunun 23.10.1972 tarih ve /5290 sayılı kararı gereğince,

Devlet Su İşleri Genel Müdürü Samim ÖZTEK ile Şanlıurfa Belediye Başkanı Feridun YAZAR arasında 29.6.1976 tarihinde bir protokol imzalanmıştır.

Bu protokol içinde “Endüstri Suyu” da yer almaktadır.

 

Aşağıda bu konuya tekrar dikkat çekeceğim.

 

Daha sonra günün şartlarına uygun olarak 4 adet ek protokol yapılmıştır.

 

İşte bu tarih, Şanlıurfa İçme Suyu sorununun çözülmesinin miladıdır.

 

Projenin amacı; Şanlıurfa şehrinin 2005 ve 2020 yıllarındaki ihtiyacına uygun Suyun temini ve dağıtımına ait projenin yapılması idi.

 

TEMELSU MÜHENDİSLİK tarafından hazırlanan projeye göre Şanlıurfa şehrinin su ihtiyacı, yıllara göre:

 

2005 yılı kent ihtiyacı   76.54   milyon m3 /yıl 2010 yılı kent ihtiyacı   99.28   milyon m3 /yıl

2015 yılı kent ihtiyacı 128.78  milyon m3 /yıl 2020 yılı kent ihtiyacı  162.72  milyon m3 /yıl ,

Olarak hesaplanmış ve bu ihtiyacı karşılayacak şekilde kati proje yapılmıştır ve iş iki kısım halinde Devlet Su İşleri tarafından, tamamlanarak işletmeye açılmıştır.

 

Bu gün için Şanlıurfa 24 saat, Avrupa standartlarında suyu akan şanslı bir şehrimizdir.

 

Devlet Su İşleri tarafından realize edilen acil içme suyu projeleri ile birlikte Balıklı gölden şehre verilen su sistemi iptal edilmiştir.

 

Neticede; Balık göldeki sular, Şanlıurfa kent merkezindeki Eosen yaşlı kireç taşları ile Germav formasyonundan çıkmaktadır.

Ayrı ayrı gözlerle kapte edilen kaynaklar Balıklı gölü beslemekte ve Balıklı göl yer altı suyunun boşalımından oluşmaktadır.

 

Balıklı gölü etkileyen su havzası içerinde 18 adet köy vardır.

Bu köylerde yaşayan insanların su ihtiyacı İl Özel İdaresi tarafından bu havzada acılan sondaj kuyularından temin edilmektedir.

Ayrıca bu havzada yer alan şehre içme suyu temin edilen Direkli Keson kuyusundan da son yıllarda Organize Sanayi Bölgesine kuyunun seviyesini düşürecek şekilde çekilen su Balık göle yeterli su deşarjını engellemekte sonuç olarak balık ölümleri ve su seviyesinde düşmeler olmaktadır.

Hiçbir sebeple, Binlerce yıldır orada yaşayan balıkları öldürmeye ve Bu tarih hazinesini yok etmeye hakkımız yoktur.

 

O balıklar feryat edemezler, sadece sessizce ölürler.

Tıpkı acımadan yok ettiğimiz, ceylanlar ve keklikler gibi.

 

Tıpkı hiç düşünmeden taşı için yıktığımız tarihi değerlerimiz gibi.

 

Tıpkı tuzlandırarak yok ettiğimiz binlerce hektarlık Harran ovası toprakları gibi.

Tıpkı yok ettiğimiz tat karpuzlarımız. Narlarımız (Kara köprü narlıktır, kara üzüm habbesi vb türkülerimiz artık anı oldu),

Onlarca çeşit yöresel üzüm çeşitlerimiz gibi.

 

Çözüm, bu havzada acılan kuyuların iptal edilerek, bu havzada sondaj kuyusu açılmasını engellemek ki, bu Konuda Bakanlar Kurulu kararı alınmıştır.

Bu şekilde Balık gölü besleyen akiferde acılan kuyuların devreden çıkması ile göle gelen su miktarı artacaktır.

Ancak bunun olması içinde belli bir zamana ihtiyaç vardır, Çünkü yeraltı suyu hareketi çok yavaştır.

Bu nedenle suyu dışarıdan takviye etmek gerekecektir.

 

Bu arada, Direkli keson kuyusunu kullanmayarak devreden çıkarmak lazımdır..

Bu suretle binlerce yıldır var olan Balıklı gölü eski doğal su akışı ile yaşatmaktır.

 

Tabii ki su havzasındaki kuyulardan içme suyu temin edilen mevcut köyler ve organize sanayi bölgesine de, başka kaynaklardan su aktarılmalıdır.

 

Sayın Başbakanımız ve Şanlıurfa Ticaret Sanayi Odası Başkanı Sayın Sabri Ertekin’de konunun yakın takipçisidir.

 

Bu konudaki görüşlerim:

 

1-ENDÜSTRİ SUYU TEMİNİ

 

Şanlıurfa İçme suyu Projesi kapsamında Endüstriyel su ihtiyacı için ham su olarak bir uç bırakılmıştır.

 

2-ORGANİZE SANAYİ SU TEMİNİ:

 

Organize sanayi bölgesine su ileten Direkli keson kuyusu yanına, Şanlıurfa Tünellerinden Acilen su temini edilmelidir.

 

Ayrıca bu noktada suyun bir kısmı kara koyun deresi içinden boru içinde akıtılarak Balıklı Göle su takviyesi yapılabilir.

 

Bu amaçla Yaklaşım 3 de bulunan ve denge bacası olarak çalışan gölden su verilebilme olanağı araştırmalıdır.

 

Burası olursa kamulaştırma olmadan irtifa hakkı ile su iletilebilir.

 

Tabii ki uzun vadeli su temini içinde bir proje geliştirilmelidir.

 

 

3-KARAKOYUN DERESİNDEN SU AKITILMASI:

 

Devlet Su İşlerince Karakoyun deresinden yaz aylarında su akıtılabilmesi için proje hazırlanmıştır. Buna Karakoyun deresinin mansabından (ŞUTİM civarında Karakoyun Deresinin Cavsak Deresi ile kesiştiği noktada) Cazibe ile iletilecek su  ( projede 120 litre/saniye ) pompa ile kanalın membaına terfi edilecek ve oradan arada yapılacak kapak sistemleriyle,  kademeli olarak, kanaldan akıtılacak ve bu suyla birlikte derenin şevleri ve çevresi yeşillendirilecektir.

 

Bu su mansapta daha sonra sulama içinde kullanılabilecektir.

 

Bu su, gerekirse ve de balıklara zarar vermeyecekse ihtiyaç durumunda, göldeki suyu takviye etmek ve yeniden realize edilecek Halepli Bahçe yeşil alanları ve kale etrafındaki yeşil alanların sulanmasına imkân verecek şekilde projelendirilmeli ve gölden su çekilmesi kesinlikle engellenmelidir.

 

4-KÖYLERE SU TEMİNİ:

 Devlet Su İşlerince geçtiğimiz yıllarda şehrin acil içme suyu kapsamında yapılan ve tünel sisteminin devreye alınmasıyla boşa çıkan Akviran kuyuları atıl durumdadır.

Akviran kuyuları (toplam 700 litre su var bu kuyularda ) ve suların toplandığı depodan, yukarıda bahse konu Balıklı göl havzasından su alan 18 köye, temiz içme suyu verilebilir.

5-Burada acil olan organize sanayi bölgesinin su ihtiyacın kısa ve uzun vadede temini konusudur.

 

6-Hükümetimizin açıkladığı teşvik paketiyle yerli ve yabancı yatırımcıların Şanlıurfa’ya çekilebilmesi için, su olmazsa olmaz şarttır.

 

7-Konunun genel olarak incelenmesi ve özelde ise organize sanayi bölgesi için kısa vadede realize edilebilecek bir çözüm yolu bulunması amaçlanmalıdır.

 

Konunu yukarda sıraladığım şekilde bir bütün olarak, Devlet Su İşleri tarafından, planlanması ve daha sonra ilgili kamu kuruluşları tarafından realize edilmesi gereklidir.

 

Saygılarımla arz ederim.

 

İbrahim Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

24.6. 2009 Mersin”

 

Yazı bu şekilde.

 

Bu projede gelinen iç açıcı değildir.

 

7 yıl önceki yazımda dikkat çekmeme rağmen DSİ bu projede devre dışı bırakılmıştır.

 

Artık, Birilerinin “Kral Çıplak” demesi lazımdır.

 

Bu yazının maçı da budur.

“Kral Çıplak” diyorum.

 

Şimdi de arada geçen zamanda neler oldu onu analiz edelim.

 

Bizler Urfalı olarak bu işi realize edemedik.

 

Hem de Bakanımız Faruk Çelik tarafından da her türlü Destek verilmesine rağmen.

4 yılda Atatürk barajını yaptık ama Organize Sanayi Bölgesine suyu götüremedik.

 

Şanlıurfa’ya verilen İçme suyunu; 0,200 m3/sn den 5,15 m3/sn (26 kat) ye yükselttik ama Organize Sanayi Bölgesine suyu götüremedik.

 

İlgili kurumlarca, Defalarca ihale yapılmıştır.

 

İhalelerin bir kısmı şikâyet üzerine iptal edilmiştir.

Yaklaşık Maliyet sağlıklı hazırlanmamış diye ihale iptal edilmiştir.

Proje Revizyonu olacak diye ihale iptal edilmiştir.

 

Bütün bunlar ihale dokümanı tam hazırlanmadan ihaleye çıkıldığının işaretleridir.

 

İşin tamamı ihale edilmiş. Para bitmiş iş bitmemiş.

 

Yeniden ihale edilmiş para bitmiş iş bitmemiş.

 

İdare bazı işleri kendi imkânlarıyla yapmış. Ama iş bitmemiş.

 

İşin kısa sürede bitmesi de artık olası değil.

Yapılan işlerin özellikle boru döşenen hatların sağlıklı çalışacağı da belli değil.

Tespit Kitlesi ve Vantuz vb yapılar yeterince ciddiye alınmamış.

Yapılan projelerinde işin uzmanlarca yapılmadığı kanaatindeyim.

 

Sonuçta harcanan 30 trilyonu aşkın yatırıma rağmen gelinen noktada;

Organize Sanayi Suyu hasretle bekliyor. Yaklaşık 20 km uzaklıkta da  su Urfa Tüneli çıkışında bekliyor.

 

Bu işlerdeki gecikmelerin nedenlerini kısmen biliyorum.

Ama niyetim kişileri ve kurumları eleştirip polemik (söz dalaşı) yaratmak değil.

 

Bu konu zaten Müfettiş tarafından incelenmektedir.

Müfettişçe yapılan tahkikatta işin gecikmesine ait bazı sebepler bulunabilir.

Ancak bu sorunların çözümü anlamına gelmez.

 

Çözüm ne peki?

Bu yazının amacı ne peki?

Yazının amacı geçmişte yapılan hatalarla yüzleşerek bir çıkar yol bulmak.

Yol bellidir.

 

Bu işin sahibi Devlet Su İşleridir.

 

Yukarıda 1976 yılında yapılan protokolden bahis etmiştim.

 

Bu konularda; Devlette uzman kurum, Urfa için DSİ dir.

Bu iş DSİ ce realize edilmelidir.

Bu iş DSİ nin görevidir.

 

Bu konuda takip edilen yol esasen yanlıştır.

Konu hakkında uzman olmayan kurumlar işi kotaramamıştır.

 

Yukarıda arz etmiştim.

Şanlıurfa Şehri Endüstri Suyu temini DSİ ye protokolle verilmiştir.

DSİ Türkiye çapında büyük içme suyu tesisleri yapmaktadır.

Şanlıurfa’da Arıtma 2. Kısım inşaatı ve ana isale hatları daha yeni tamamlamıştır.

 

DSİ göreve çağrılmalıdır.

 

Öncelikle; Gelinen nokta da öz eleştiri yapılarak bir durum tespiti yapılmalıdır.

Proje masaya yatırılmalı, Yapılanlar tespit edilmeli ve gelecekteki ihtiyaçların karşılanması da Göz ardı edilmeden proje revize edilerek realize edilmelidir.

Proje revize edilirken yapılan işlerden en üst seviyede faydalanmak esas alınmalıdır.

Belediyece; Askeriye içinde açılan yeni yolun devamı olarak Evren Sanayine açılacak yolun güzergâhı ve Evren Sanayi - Organize Sanayi arasındaki Karayolu güzergâh olarak seçilmelidir.

 

Yapılan ve kullanılması düşünülen hatlar da gerekli basınç testlerinin yapılarak ileride olası arızalardan kaçınılmalıdır.

 

Geçmişte DSİ de çalışırken Urfa İçme suyu Temini işi ile Direk ilgili olmam sebebiyle kazandığım;

Bilgilerim ve tecrübelerim ile istenirse katkı sunmaya da hazırım.

 

Saygılarımla..

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

 

15.Mayıs.2016 ŞANLIURFA

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2018
07.09.2018
 
anasayfam yap
 




URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
16.10.2019 05:52
Çarşamba
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum