• Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Aktüel
  • Yaşam
  • Asayiş
  • Video
  • İlçeler
  • 3.Sayfa
  • Medya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Kültür-Sanat
  • Turizm-Tarih
  • Borsa
  • Teknoloji
  • Resmi İlanlar
  • Seri İlanlar
  • Sosyal İlanlar
  • Urfa Rehberi
  • Oteller
  • Restoranlar
  • Kültürel Etkinlikler
  • Sinema
  • Tiyatro
  • Konserler
  • Sergiler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Linkler


 
  
Cüneyt Gökçe  -  Ölçü
MEVLİD KANDİLİ’NE DOĞRU…
        

 

İçinde bulunduğumuz ay, hicri takvimin üçüncü ayı olan Rebiülevvel ayıdır. Bu ayın on ikinci gününde Hz. Peygamber’in dünyaya geldiğini hepimiz biliyoruz. İşte önümüzdeki Cuma günü; yani Şubat ayının yirmi altısı Rebiülevvel ayının on ikinci gününe denk gelmektedir. Bu yüzden önceki geceki bu kutlu günün gecesi, yani kandilidir. Başka bir deyimle yirmi beş Şubat Perşembe günü Mevlid Kandilidir.

 

Bu gece, cahiliye devrinin son bulduğu ve insanlığın, kurtarıcısına kavuştuğu gecedir.

Bu gece, insanlık için gerçek bir dönüm noktasıdır.

Bu gece, karanlığın noktalandığı ve aydınlığın şaha katlığı gecedir.

Bu gece, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den beri devam ede gelen tevhid inancının yeniden canlandığı gecedir.

Bu gece, insanlığın semasını kuşatan zifiri karanlık bulutların dağıldığı gecedir.

Bu gece, cehalet, haksızlık ve zulmün sona erdiği gecedir.

Bu gece, insanlığın en büyük ilahi lütfe mazhar olduğu gecedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kötülüklerden ve inkardan kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Al-i İmran, 164)

Bu gece, insanlık rehberinin dünyayı onurlandırdığı gecedir. Bu husus da ayet-i kerimede şöyle vurgulanmaktadır:

“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da kaçının.” (Haşir, 7) Buna göre Hz. Peygamber’in emirlerini yerine getirmek, ilahi emirdir. Şu halde Peygamberin emirlerinin dışına çıkmak suçtur. Bu suçu işleyenleri kötü sürprizler beklemektedir. (Bkz. Nisa, 80; Nur, 63)

Hz. Peygamber’in yolunu takip etmenin önemi hakkında da Allah Resulü, şöyle buyurmaktadır:

“Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” (Buhari, Nikah, 1) Şu halde Hz. Peygamber’e tabi olmak, bir tercih meselesi anlamında değil, müslüman olmanın bir gereği olarak ifade edilmiştir.

Bu geceyi vesile kılarak, Hz. Resulüllah’ı daha fazla tanımaya gatret edelim. Unutmayalım ki, Peygamber Efendimizin örnek hayatı, her müslüman için, alınması gereken ibretli derslerle doludur. Hz. Peygamber’e uyduğumuz takdirde, aile yuvalarımız daha sıcak, kazançlarımız daha bereketli, akrabalık ve komşuluk bağlarımız daha sağlam olur. Özellikle bir kısım sünnetlerin unutulmaya yüz tuttuğu günümüzde O’nun yolunu izleyip diri tutmak, dünya ve ahiret mutluluğunun baş teminatıdır.

Bu gece, O’nun ahlakını örnek alma gecesidir.

Bu gece O’na uymak suretiyle Allah’ı sevdiğimizi ispatlama gecesidir. Nitekim buyuruluyor ki:

“Habibim, de ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Al-i İmran, 31) Buna göre, Allah’ı sevmenin yolu Peygambere uymaktan geçer.

Kandiliniz mübarek olsun, efendim.

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM'a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın

 Yorum Yapın
  Yazarın Önceki Yazıları
03.11.2016
22.04.2016
01.04.2016
 
anasayfam yap
 






URFAHIZMET.COM © Tüm hakları saklıdır. Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir.
 
 
 
26.11.2020 16:14
Perşembe
 
 
 
Kullanıcı: Şifre:
 Beni Hatırla      Şifremi Unuttum